Yeni Sayfa 1

Kuzu Bakimi  

  Yumurta Fiyatlari

Organik Tarim

tDana Etinin Kisimlari

Facebook Sayfamiz

TARGEL TABAN PUANLARI 2014

24 Ocak 2013 Yazan  
Kategori Genel

KPSS 2013/4 : (ARALIK ayı-2013)

Sözleşmeli ziraat mühendisliği, son

targel alımları taban puanları için

 

tıklayınız

 

641 views

Ziraat mühendisi alımı 2012

11 Eylül 2012 Yazan  
Kategori Haberler

Gıda, Tarım ve Hayvancılık

Bakanlığına Bağlı Araştırma

Merkezlerine Sözleşmeli Personel

Alınacaktır

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı (ÖSYM) tarafından 7-8 Temmuz 2012 tarihinde yapılan KPSS lisans sınavı sonucuna göre Araştırma Enstitüsü/İstasyon Müdürlüklerinde istihdam edilmek üzere 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4/B maddesi kapsamında, sözleşmeli Mühendis, Biyolog ve Veteriner Hekim alacaktır.

BAŞVURU YERİ, ŞEKLİ, TARİH VE İSTENİLEN BELGELER:
1. Başvurular doğrudan ilgili AraştırmaEnstitüsü/İstasyon Müdürlüklerine yapılacaktır.
2. Posta ile yapılan başvurular kabul edilmeyecektir.
3. Başvurular, Sözleşmeli Personel Alımı ile ilgili gazete ilanının yayınlandığı gün
(07/09/2012) başlayacak ve 08/10/2012 Pazartesi günü mesai saati bitiminde sona erecektir.
4. Başvuruda istenen Belgeler;
Dilekçe
Diploma veya mezuniyet belgesinin aslı veya kurum onaylı örneği
KPSS sonuç belgesi
KPDS, ÜDS veya geçerli eşdeğer dil belgesi
Başvuru yapılan pozisyonun aranan niteliklerinde “Yüksek Lisansını Yapmış Olmak”
şartı var ise, Yüksek Lisans diplomasının aslı veya kurum onaylı.

Ayrıntılı bilgi için tıklayınız.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Ziraat mühendisi alımı 2012,son ziraat mühendisi alımı,2500 ziraat mühendisi,ziraat müehndisliği taban puanları,targel,tigem,targel taban puanları,taban puanları,genel,buğday fiyatları yükselecek,buğday,zirai ilaç bayilik sınavı 2012,zirai ilaç bayilik sınav soruları,zirai ilaç,ilaç bayiliği sınavı,toptancılık sınavı,sınav soruları,tarım,ziraat,sınav,hayvancilikvetarim,tarla bitkileri teknikeri yeni yasayla zirai ilaç satabilirmi,ziraat mühendisler bayilik açma sınavı 2012,ilaç bayiliği sınavı 2012 TARİHİ,tarim bakanliği 2012 ruhsatli ilaç,zirai ilac bayiligi sinavi 2012,ZİRAİ İLAÇ BAYİLİĞİ AÇMA ŞARTLARI,zirai ilaç bayil yönetmeligi,ilaç bayii toptan ve perakende satış sınavı 2012,ilaç ruhsat sınav tarihi,ziraat mühendisi bayi açma ruhsatı nasıl alınır,ziraat mühendisi reçete yazma sınavları 2012,dukkan acma bitki koruma sinavi,zıraat muhendıslerı bayılık sınavı 2012,zirai ilaç bayiliği nasıl açılır,ilac bayii acma yetkisi sinavi,ttarım mezunları zirai ilaç bayiliği açma şartları,ilaç alma veya satma sertifikası sınavı 2012,ilaç bayii hangi ziraatin bölümleri,ilaç bayiliği açma ve reçete yazma sınavı tarihleri,Ziraat mühendisi zirai bayi açma sınavı,ziraat bayilik sınavı 2012 şartları,ilaç bayilik sinavi 2012,Tarım bakanlıgı Recete yazma yetkı sınavı 2012 basvuru tarıhı,ziraat recete sinavi 2012,ziraai ilaç ve toptancılık,zirai ialç abyii osmanlı herşey,tarım,tarimsal ilac yazma yetkis 2012i,zirai dükkan açma yetkisi sınavı,ziraat teknikeri ilaç satış ruhsatı nasıl alır,tarım bölümü mezunları zirai ilaç satabilirmi,ziraat teknikerleri ilaç bayii açabiliyor mü,tarım ilaçları bayiliği sınavı 2011,zirai 2012 bayilik sinavi basvurusu icin evrakla r,ziraat mühendisliği ilaç satişlari için hangi,tarım bakanlıgı bayi acma sınavı,ilaç ruhsat sınavı,ziraat mühendisleri zirai ilaç SATABİLİRMİ,ziraat mühendislerinin dükkan açabilmesi için gerekli şartlar,ilaç satma ruhsatı sınav soruları,zirai ilaç bayi açma sınavı,MİLLİ EĞİTİM İLAÇ SINAV GÜNÜ,recete yazma sınavı 2012 tarihi,reçete sınavı 2012 başvuru,zirai ilac bayii sinavi 2012,ziraat mühendislerinini bayii açması için yapılacak olan 2012 deki sınav tarihi,ziraat mühendisliği bayilik sınavı başvuru tarihi 2012,tarım ilaçları ruhsat sınav,2012 Bitki koruma bölümü gelecegi devlet alımı çalışma alanları,zirai ilaç bayilik sınavına kimler girebilir,zirai ilaç bayilik sınavı2011,2012 tarım ilaçları toptan ve parekente satış sınavı ,genel,yetiştiricilik,gübreleme, bakım,hasat,tohum,gübre,tarım ve hayvancılık, tarımhayvancılık,tarımvehayvancılık, hayvancılık ve tarım,hayvancılıkvetarım,abamectin, gıdavehayvancılıkbakanlığı,gıda,gıda bakanlığı,tarım bakanlığı, bitki hastalıkları,teşvik,destek,tarımsal destekler,tarımsal teşvikler, tarımsal krediler,kredi,krediler,sağlık,şifalı bitkiler,evcil hayvan, şifalı bitki,sulama,çevre,gıda,ziraat mühendisi,ziraat mühendisi alımı, targel,targel alımı,targel alımı 2012,ziraat mühendisi alımı 2012, su ürünleri,çiftçilik,çiftçiler,çiftçi destek,çiftçi desteklemeleri,zam, tarım ve hayvancılık,tarım fuarı,tarım fuarı 2012,hibe,tarım,ziraat,bitki,kpss,kpss 2012,tarım hayvancılık,tarım gıda ve hayvancılık,ilce tarım,tarım ve köyişleri,tarım ve köy bakanlığı,ilçe tarım müdürlüğü,ilçe tarım,tarım ilçe müdürlüğü,konyahaber,www tarım bakanlığı,gıda tarım bakanlığı,tarım hayvancılık,tarım ve hayvancılık,tarım ve hayvancılık bakanı,tarım desteklemeleri,topraksız tarım,tarım makinaları,seracılık, bir inek günde kaç litre süt verir, holstein inek günde kaç litre süt verir,çks ödemeleri,kurbanlık fiyatları,kipa kurbanlık fiyatları,desteklemeler ödeniyor,yediveren çilek,tarla almak için kredi,tarla kredisi,hayvancılık kredisi,tarım kredileri,av köpekleri,tırnak makası,hibe destekleri,kosgeb teşvikleri,küçükbaş tırnak makası,nimet,nimet hayvancılık,Globalgap, Organik Tarım nedir, organik tarım sertifikası, Organik Tarım Sertifikası başvuru formu,organik tarım sertifikası nasıl alınır,Organik ürün sertifikası,Organik-Ekolojik Tarım Kontrol ve Sertifikasyon Kuruluşları,tohum,tohum fiyatları

52 views

kanola fiyatları

27 Ağustos 2012 Yazan  
Kategori Genel

kanola fiyatları kg fiyatı:(yağlı tohum)

 

Borsa Adı Son İşlem
Tarihi
En Az
(TL)
En Çok
(TL)
Ortalama
(TL)
İşlem Miktarı
(KG)
İşlem Adeti İşlem Tutarı
(TL)
UZUNKOPRU TICARET BORSASI 16.07.2012 10:58 0.85  0.85  0.85  2,500  2,125.00 

aa

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

kanola fiyatları,kanola,kanola fiyat,kanola fiat,kanola fiatları,kanola yetiştiriciliği,soya,kapari,kanola yağı,kanola yağ,bitkisel yağ,aspir,kolza,kolza yetiştiriciliği,kanola yetiştirme,kolza yetiştirme,tarım gıda ve hayvancılık,ilce tarım,tarım ve köyişleri,tarım ve köy bakanlığı,ilçe tarım müdürlüğü,ilçe tarım,tarım ilçe müdürlüğü,konyahaber,www tarım bakanlığı,gıda tarım bakanlığı,tarım hayvancılık,tarım ve hayvancılık,tarım ve hayvancılık bakanı,tarım desteklemeleri,topraksız tarım,tarım makinaları,seracılık, bir inek günde kaç litre süt verir, holstein inek günde kaç litre süt verir,çks ödemeleri,kurbanlık fiyatları,kipa kurbanlık fiyatları,desteklemeler ödeniyor,yediveren çilek,tarla almak için kredi,tarla kredisi,hayvancılık kredisi,tarım kredileri,av köpekleri,tırnak makası,hibe destekleri,kosgeb teşvikleri,küçükbaş tırnak makası,nimet,nimet hayvancılık,Globalgap, Organik Tarım nedir, organik tarım sertifikası, Organik Tarım Sertifikası başvuru formu,organik tarım sertifikası nasıl alınır,Organik ürün sertifikası,Organik-Ekolojik Tarım Kontrol ve Sertifikasyon Ku

7 views

Karpuzda dünya ikincisiyiz

24 Ağustos 2012 Yazan  
Kategori Haberler

Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Bitki Genetiği ve Tarımsal Biyoteknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi (BİYOM) Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Ramazan Ali Alan, üretecekleri çekirdeksiz karpuz türleri sayesinde çekirdeksiz karpuzun tohumlarının artık ithal edilmek zorunda kalınmayacağını söyledi. Devamini oku

4 views

zirai ilaç bayilik sınavına nasıl başvurulur

24 Ağustos 2012 Yazan  
Kategori Haberler

Bitki Koruma Ürünleri Bayi ve Toptancılık Sınavı,

3 Kasım Cumartesi günü, Ankarada yapılacak.

Sınava girmek isteyen adaylar; kendi il veya ilçe merkez tarım müdürlüklerindeki,BitkiselÜretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürlüğü’ne 18 Eylül Salı gününe kadar diploma veya mezuniyet belgesinin onaylı sureti, TC kimlik numarası ve 2 vesikalık fotoğrafla müracaat etmesi gerekiyor.  Devamini oku

167 views

Şeker Pancarı Fide Dönemi Fungal Hastalıkları

21 Ağustos 2012 Yazan  
Kategori Bitki Hastalıkları

Şeker Pancarı Fide Dönemi Fungal Hastalıkları

Şeker pancarında tohumun toprağa atılmasından bitkilerin en genç dönemlerinde (8–12 yapraklı) görülen bu hastalıklara neden olan en önemli fungal etmenler şunlardır:

 

  • Pythium ultimum
  • Pythium aphanidermatum
  • Rhizoctonia solani
  • Phoma betae
  • Aphanomyces cochlioides
  • Fusarium oxysporum

 

Ülkemizde fide hastalıklarına (tohum çürüklüğü, çökerken veya kök yanıklığı) Alpullu, Susurluk, Adapazarı, Uşak, Konya, Malatya ve diğer şeker pancarı ekim alanlarımızın taban arazilerinde, özellikle çok ve sık yağışlı geçen yıllarda görülür. Çoğu kez tohum çıkışları sırasında bitki kayıpları ile tarla sıklıklarının düşmesine yol açar. Ağır enfeksiyonlarda dekardaki bitki sayısı çok azalır ve ikinci bir ekim gerekebilir. Hastalığa yakalanan genç pancarların büyüme ve gelişmede geri kaldığı, yaprakların sararıp solduğu, köklerinde bazı bölüm veya noktaların karararak inceldiği veya boğumlaştığı ve özellikle rüzgârlı havalarda daha çok rastlanmak üzere yere devrilip öldüğü görülür. Bitkilerin bazıları hastalığı atlatabilmektedir. Ancak bu bitkiler iyi bir gelişme gösterememekte ve hasatta düşük verim görülmektedir.

 

Fide kök çürüklüğüne (çökertene) neden olan funguslardan Phoma betae tohumla taşınır ve bulaşır. Diğerleri ise yalnızca toprakta yaşar ve genç filiz veya bitkilere topraktan bulaşırlar. Enfeksiyonun başlaması ve hastalığın ortaya çıkması her şeyden Önce toprakta ilgili fungusun bulunmasına ve sonrada büyük ölçüde yılın iklim şartlarına bağlıdır. Çökertene neden olan fungusların sıcaklık istekleri de birbirlerinden farklıdır.

 

Sıcaklık isteklerine göre bunları üç guruba ayırabiliriz:

 

1- Düşük sıcaklıkta (7–16 oC) etkili olan etmen Phoma betae’dir.

 

2- Düşük ve yüksek sıcaklıkta etkili olanlar Pythium ultimum’dur.

 

3- Yüksek sıcaklıkta (16–25oC) etkili olanlar;

 

Rhizoctonia solani, Pythium aphanidermatum, Aphanomyces cochlioides, Fusarium spp.

 

Şeker pancarı ekim alanlarımızda kök yanıklığına yol açan funguslardan bu güne kadar; Phoma betae, Pythium spp. , Fusarium spp.’ye rastlanmıştır.

 

Rhizoctonia ve özellikle Aphanomyces’e rastlanmamıştır. Ülkemizde Aphanomyces kök yanıklığına rastlanmaması, şeker pancarı ekim alanlarımızın büyük çoğunlunun kireçli ve kireçce zengin, nötr veya alkalik reaksiyonlu (PH:7-8 ve daha yüksek) topraklara sahip olması nedeniyledir. Fungus kireçce fakir asidik reaksiyonlu topraklarda yaygındır.

 

Çökerten funguslarını yalnızca köklerde görülen zararlara dayanarak ayırt etmek veya tek tek teşhis etmek kolay değildir.

 

Bununla birlikte Phoma ve Pythium daha çok genç bitkilerin kazık köklerindeki siyahlaşma, çürüme ve incelmenin, Aphanomyces ise genel olarak kökün boyun kısmındaki veya çenek yaprak saplarının tabanındaki kararma ve incelmenin nedenidir.

 

Söz konusu fungusları laboratuvarda su kültüründe, yani sterilize suda yetiştirerek teşhis etmek daha basittir. Bunun için tarladan alınan hasta bitki kökleri zedelenmeksizin üzerlerindeki toprak yıkandıktan sonra, içinde köklerin üzerinde ince bir film tabakası oluşturacak kadar sterilize su bulunan petri kaplarına yerleştirilir ve 20 oC sıcaklıkta 1-2 gün bekletilerek üzerlerindeki fungusun gelişmesini sürdürmesi sağlanır. Daha sonra bitkilerin kökleri binokuler altında en az 50 büyütmede incelenir.

 

Phoma enfeksiyonunda köklerin kahverengi-siyah renkli çürüyen yerlerinde 0,2 mm çapında tepesi basık bir bilye veya kabarcığı andıran ve piknid adı verilen kahverengi-siyah furiktifikasyon organları bulunur.  Misel kahverengi olup hifler bölmelidir.

 

Pythium enfeksiyonunda köklerin kararan kısımlarında geyik boynuzu gibi dallanmış bölmesiz ve renksiz miseller bulunur. Hiflerin ucu bazen de ortası şişerek sporangium halini alır. Bu sporangiumların içerisinde iki kamçılı zoosporlar oluşur. Sporangiumlardan çıkan zoosporlar suda bir süre yüzüp konukçunun köküne ulaşır. Kamçılarını atıp encyst olur ve çimlenip yeni enfeksiyonu başlatır.

 

Rhizoctonia enfeksiyonunda daha çok su yüzünde gelişerek yayılan ve yüzen koloniler oluşturan dallanmış bölmeli miseller bulunur. Fungus spor oluşturmaz. Bölmeleri çok belirgin ve hifler birbirleriyle dik açı oluşturacak şekilde dallanırlar. Fungus bu özelliği ile mikroskop altında çok rahat tanınabilmektedir.

 

Aphanomyces enfeksiyonunda köklerin kararan boyun kısmında 0.15 -0,75 mm uzunluğunda ince bir hortumu andıran dalsız ve bölmesiz çok çekirdekli hif uzantıları bulunur. Tabanları bir bölme ile sınırlı bu hiflerin ucunda sporangiumlar oluşur. Bu Sporangiumların içerisinde zoosporlar medyana gelir. Enfeksiyonu zoosporlar başlatır. Fungus kışı oospor olarak hasta bitki artıklarında geçirir.  Topraktaki canlılığını uzun süre devam ettirmesi bu eşeyli sporları sayesindedir.

 

 

 

 

 

Mücadele

 

Kültürel Mücadele

 

Kültürel önlemler olarak, kök yanıklığı (çökerten) hastalığının çok sık görüldüğü ekim alanlarında aşağıdaki uygulamalara yer verilmelidir.

 

  1. Phoma ile bulaşık olmayan tohumluk kullanılmalı ve bunun için yağışlı ılıman bölgelerde tohum üretimi yapılmamalı,
  2. Zararlı funguslara karşı toleranslı şeker pancarı çeşitleri ekilmeli,
  3. Tarlanın drenajı düzeltilmeli, havadar ve çabuk ısınan, iyi bir tohum yatağının hazırlanmasına önem verilmeli. Aşırı erken derin ekimden kaçınılmalı,
  4. Tarlanın kaymak ve kabuk bağlaması önlenmeli,
  5. 5. Pancar mümkünse aynı tarlaya 3–4 yılda bir ekilmeli. Münavebede pancarın ön bitkisi olarak baklagillere özellikle de bezelyeye ve pamuğa yer verilmemelidir. Baklagiller toprağın Pythium ve Rhizoctonia inokulumunu, pamuk ise Rhizoctonia inokulumunu yükseltmektedir.
  6. 6. Fusarium enfeksiyonuna bağlı olarak hastalık çıkışı olduğunda, tarlaya yağmurlama kurulur, bitkiler sağlıklı yeni yan kökler oluşturana kadar, toprağın üst 3-5 cm ‘si her seferinde çok az, 5-10 mm su verilerek, kurumaya yüz tutmadan arada bir sulanır.

 

Kimyasal Mücadele

 

Kimyasal mücadelesinde tohum ilaçlaması yapılmalıdır. Tohum ilaçlanmasında bugün fungusit olarak %80’lik Thiram 4 gr ilaç/kg tohuma, %70’lik Hymexazol 5 gr/kg tohuma dozda kullanılır. Thiram yalnızca Phoma’ ya karşı iyi bir etki gösterir. Hymexazol (ticari ismi Tachigaren) ise başta Pythium ve Aphanomyces olmak üzere,Fusarium ve Rhizoctonia’ya karşı da etkilidir. Ülkemizde kullanılan bu ilaçların yanında diğer ülkelerde PCNB (R. solani), Fenaminosulf (Pythium spp., Aphanomyces) ve Carboxin (R. solani ) de kullanılır.

şeker pancarı hastalıkları,şeker pancarı,şeker pancarı üretimi,şeker pancarı,şeker pancarı sulama,şeker pancarı gübreleme,şeker pancarı hastalıkları,şeker pancarı nerede yetişir,şeker pancarı fiyatı,şeker pancarı pekmezi,şeker pancarı nedir,şeker pancarı faydaları,şeker pancarı küspesi,tarım,şeker pancarı tarımı,şeker pancarı yetiştiriciliği,tarım,ziraat,hayvancılık ve tarım,hayvancilikvetarim,bakla zınnı,BAKLA, elmada bakla zınnı, elma hastalıkları,elma,hastalıklar, bitki hastalıkları,bitki zararlıları, zararlılar,elma zararlıları, elma hastalıkları mücadele, elma zararlı mücadelesi,elma mücadele, elma ilaçlama,ilaçlama,abamectin, tarım,hayvancilik,ziraat, hayvancilikvetarim, elma bakımı,elma yetiştiriciliği,şeker pancarı,şeker pancarı hastalıkları,Şeker Pancarı Fide Dönemi Fungal Hastalıkları,hastalıklar,zararlılar,bitki hastalıkları,bitki zararlıları,limon hastalıkları,fasulye hastalıkları,nohut hastalıkları,domates hastalıkları,hıyar hastalıkları,patlıcan hastalıkları,mildiyö,antraknoz,kanser,dal kanseri,bakteriyel yanıklık,külleme,kımıl,süne, armut hastalıkları,armutta kara leke,armut yetiştiriciliği,armut,bakla zınnı,BAKLA, elmada bakla zınnı, elma hastalıkları,elma,hastalıklar, bitki hastalıkları,bitki zararlıları, zararlılar,elma zararlıları, elma hastalıkları mücadele, elma zararlı mücadelesi,elma mücadele, elma ilaçlama,ilaçlama,abamectin, tarım,hayvancilik,ziraat, hayvancilikvetarim, elma bakımı,elma yetiştiriciliği, buğday,zirai ilaç bayilik sınavı 2012,zirai ilaç bayilik sınav soruları,zirai ilaç,ilaç bayiliği sınavı,toptancılık sınavı,sınav soruları,tarım,ziraat,sınav,hayvancilikvetarim,tarla bitkileri teknikeri yeni yasayla zirai ilaç satabilirmi,ziraat mühendisler bayilik açma sınavı 2012,ilaç bayiliği sınavı 2012 TARİHi, tarım hayvancılık,tarım gıda ve hayvancılık,ilce tarım,tarım ve köyişleri,tarım ve köy bakanlığı,ilçe tarım müdürlüğü,ilçe tarım,tarım ilçe müdürlüğü,konyahaber,www tarım bakanlığı,gıda tarım bakanlığı,tarım hayvancılık,tarım ve hayvancılık,tarım ve hayvancılık bakanı,tarım desteklemeleri,topraksız tarım,tarım makinaları,seracılık, bir inek günde kaç litre süt verir, holstein inek günde kaç litre süt verir,çks ödemeleri,kurbanlık fiyatları,kipa kurbanlık fiyatları,desteklemeler ödeniyor,yediveren çilek,tarla almak için kredi,tarla kredisi,hayvancılık kredisi,tarım kredileri,av köpekleri,tırnak makası,hibe destekleri,kosgeb teşvikleri,küçükbaş tırnak makası,nimet,nimet hayvancılık,Globalgap, Organik Tarım nedir, organik tarım sertifikası, Organik Tarım Sertifikası başvuru formu,organik tarım sertifikası nasıl alınır,Organik ürün sertifikası,Organik-Ekolojik Tarım Kontrol ve Sertifikasyon Kuruluşları,tohum,tohum fiyatları, bordo bulamacı,abamectin,fungal hastalıklar,bakteriyel hastalıklar,sürme,rastık,külleme ilacı,tarım ilacı,tarım ilaçları,karaleke ilacı,böcek ilacı,

5 views

Armut Kara Lekesi

21 Ağustos 2012 Yazan  
Kategori Bitki Hastalıkları

Armut Kara Lekesi

ETMEN: Venturia prina
İmperfect: Fusicladium pirinum

 

 

Kara leke hastalığı elmada olduğu gibi armutta da etmenleri değişik türlere ait olmakla beraber hastalığın elmadakine büyük bir benzerliği vardır. Türkiye de hastalığa aynı zamanda sıraca ve uyuz adları da verilmektedir. Bu isimler daha çok armuttaki belirtilerinden dolayı ve onun dallarında oluşan yaralar nedeniyle verilmiştir.

 

Kara leke hastalığı armut ağacının yapraklarında, dallarında meyve ve çiçeklerinde görülür. Yaprak üzerindeki lekeler 1-15 mm büyüklüğünde ve düzensiz dağılmışlardır. Hastalığa çok duyarlı çeşitlerde ise yaprağın alt ve üst yüzeylerinde zeytin yeşili veya koyu kahverengi kadifemsi lekeler meydana gelir. Yaprağın alt yüzeyindeki lekeler genellikle orta damarın her iki tarafına yayılmışlardır. Yaprakların lekeli kısımları hastalık etkisiyle öldüklerinden büyüyüp gelişemezler. Diğer sağlam kısımlar gelişmeye devam ettiği için yaprak yüzeyinde büzülmeler ve parçalanmalar olur. Etmen armutların taç yapraklarının uç kısımlarında kızıl renkte lekeler oluşturur. Hastalık çanak yapraklarına ve çiçek saplarına geçerek oldukça büyük zararlara neden olur. Lekelerin görünüşü aynen yapraktakine benzer.

Armut meyveleri üzerinde lekeler kahverengi veya nefti kadifemsi bir görünüme sahiptirler. Bu şekilde zarar gören kısımlar birbirleriyle birleşerek daha büyük lekeleri oluştururlar. Meyveler küçükken hastalığa yakalanırsa dökülürler. Meyve üzerindeki lekeli kısımlar ölmüş olduklarından büyüyüp gelişemezler. Diğer sağlam kısımlar geliştiğinden meyveler eğri büğrü ve çarpık şekil alırlar. Hastalıklı kısımlar derin çatlaklar oluşturarak meyvelerin yenilmez bir hale gelmesine neden olurlar. Kara leke hastalığına karşı duyarlı armut çeşitlerinin genç dalları üzerindeki lekeler yuvarlak veya oval kabarcıklar şeklinde görülür. Bu kabarcıklar içerisindeki hastalığa neden olan fungusun sporları dalın kabuk kısmını pul pul çatlatarak büyük ve küçük yaralar oluşturur. Bu yaralara halk arasında uyuz veya sıraca denir. Böyle sıracalı dallar suyunu çabuk kaybedeceklerinden beslenemez ve zamanla kururlar. Sonuçta ağaçlar çalılaşır ve verimden düşerler.

 

Bu fungusun konidiumları ve ascosporları elmanınkinden biraz farklılık taşır. Bu nedenle ayrı tür olarak ele alınmıştır. Fungus elmanınkinden daha saldırgan, konukçu dokusuna penatrasyonu daha süratlidir. Aynı zamanda V.prina’nın spor verme kapasitesi daha yüksektir. Ayrıca yayılma süreside elmanınkinden daha uzundur. Peritheciumlar elmadakinden biraz daha küçük, siyah noktacıklar halinde, çıplak gözle zor fark edilir. Yaprağın her iki yüzünde yaygın ve seyrek gruplar oluşturulmuş durumdadır. Ascuslar 8 ascospore içerirler; sporlar V. inaequalis’de olduğu gibi bir bölmeyle eşit olmayan iki parçaya ayrılmıştır. Fakat armuttakinde, ascus içindeki sporların büyük hücreleri ascus’un tepesine küçük hücreli dip kısmına bakar. Elmada ise bunun aksi görülür. Çim borusu büyük hücreden oluşur. İlkbaharda spor uçuşu 6-8 hafta sürer ve bunlar primer infeksiyonlara neden olur. İnkubasyon süresi 8-14 gündür.

 

Armutların da kara leke hastalığına karşı duyarlı ve dayanıklı çeşitleri vardır. Fakat bir armut çeşidinde kara leke hastalığına karşı dayanıklılık daima yalnız söz konusu bölge için geçerlidir. Yoksa genellikle bütün ülke için değildir. Çünkü konukçunun dayanıklılığa etki eden çeşitli faktörler vardır. Kutikula kalınlığı, genç sürgünlerde kork oluşumunun hızı, özsuyunun kimyasal bileşimi, tanen konsantrasyonu, anaç ve kalem özellikleri, gübreleme durumu, fungus ırkları vs konukçuya ait bu özellikler kesin değildir. Diğer taraftan V.prina’nın çok sayıda ırkları vardır.

 

Hastalıkla Mücadele

 

Armutlardaki kara leke kontrolünü kültürel önlemler ve ilaçlı savaş olmak üzere iki kısımda toplamak olasıdır.

 

A) Kültürel önlemler:

 

Bir yıl önce yere düşmüş olan ölü yapraklar toplanıp yok edilmeli veya toprak derince sürülerek yaprakların toprak altında kalması sağlanmalıdır. Ayrıca sıracalı sürgün ve dallar budanarak imha edilmelidir.

 

B) Kimyasal kontrol:

 

Kara leke savaşı, armut ağaçlarının aşağıdaki gelişme dönemlerinde Bordo Bulamacı, hazır bakırlı, kükürtlü veya organik preparatlardan biri ile yapılmalıdır.

 

İlaçlama zamanı:

 

1.İlaçlama: Çiçek gözleri kabardığı zaman dal sıracası varsa %2’lik bordo bulamacı veya %50 bakır içeren preparatlardan birisi %0,8 dozunda, dal sıracası görülmeyen yerlerde%1lik Bordo Bulamacı ile veya %0,4 dozunda bakırlı preparatlarla yapılır.

 

2.İlaçlama: Beyaz rozet devresinde, yani çiçekler kısa sapları ile ayrı ayrı görüldüğü anda veya çiçekler açılmadan birkaç gün önce %50 bakır içeren bir preparat %0,4 dozunda veya organik preparatlardan birisi propektüs dozunda

 

3.İlaçlama: Çiçek yapraklarını %70-80 oranında dökülünce. Hazır bakırlı ilaçlar %0,4 veya hazır organik praparatlardan biri prospektus dozunda.

 

4. ve diğer ilaçlamalar: Üçüncü ilaçlamadan sonra havaların yağış durumu ile ilaçların etki süreleri dikkate alınarak, hazır bakırlı ilaçlar 12-14’er gün, hazır organik preparatlar 10-12 gün ara ile temmuz ortalarına kadar atılmamalıdır. Beşinci ilaçlamadan sonra mevsim kurak geçtiği yıllarda 6.ve 7. İlaçlamalara gerek yoktur.

hastalıklar,zararlılar,bitki hastalıkları,Armut Kara Lekesi,armutta kara leke,bitki zararlıları,limon hastalıkları,fasulye hastalıkları,nohut hastalıkları,domates hastalıkları,hıyar hastalıkları,patlıcan hastalıkları,mildiyö,antraknoz,kanser,dal kanseri,bakteriyel yanıklık,külleme,kımıl,süne, armut hastalıkları,armutta kara leke,armut yetiştiriciliği,armut,bakla zınnı,BAKLA, elmada bakla zınnı, elma hastalıkları,elma,hastalıklar, bitki hastalıkları,bitki zararlıları, zararlılar,elma zararlıları, elma hastalıkları mücadele, elma zararlı mücadelesi,elma mücadele, elma ilaçlama,ilaçlama,abamectin, tarım,hayvancilik,ziraat, hayvancilikvetarim, elma bakımı,elma yetiştiriciliği, buğday,zirai ilaç bayilik sınavı 2012,zirai ilaç bayilik sınav soruları,zirai ilaç,ilaç bayiliği sınavı,toptancılık sınavı,sınav soruları,tarım,ziraat,sınav,hayvancilikvetarim,tarla bitkileri teknikeri yeni yasayla zirai ilaç satabilirmi,ziraat mühendisler bayilik açma sınavı 2012,ilaç bayiliği sınavı 2012 TARİHi, tarım hayvancılık,tarım gıda ve hayvancılık,ilce tarım,tarım ve köyişleri,tarım ve köy bakanlığı,ilçe tarım müdürlüğü,ilçe tarım,tarım ilçe müdürlüğü,konyahaber,www tarım bakanlığı,gıda tarım bakanlığı,tarım hayvancılık,tarım ve hayvancılık,tarım ve hayvancılık bakanı,tarım desteklemeleri,topraksız tarım,tarım makinaları,seracılık, bir inek günde kaç litre süt verir, holstein inek günde kaç litre süt verir,çks ödemeleri,kurbanlık fiyatları,kipa kurbanlık fiyatları,desteklemeler ödeniyor,yediveren çilek,tarla almak için kredi,tarla kredisi,hayvancılık kredisi,tarım kredileri,av köpekleri,tırnak makası,hibe destekleri,kosgeb teşvikleri,küçükbaş tırnak makası,nimet,nimet hayvancılık,Globalgap, Organik Tarım nedir, organik tarım sertifikası, Organik Tarım Sertifikası başvuru formu,organik tarım sertifikası nasıl alınır,Organik ürün sertifikası,Organik-Ekolojik Tarım Kontrol ve Sertifikasyon Kuruluşları,tohum,tohum fiyatları, bordo bulamacı,abamectin,fungal hastalıklar,bakteriyel hastalıklar,sürme,rastık,külleme ilacı,tarım ilacı,tarım ilaçları,karaleke ilacı,böcek ilacı

1 views

Şeker Pancarında Külleme

21 Ağustos 2012 Yazan  
Kategori Bitki Hastalıkları

Şeker Pancarı Külleme Hastalığı

ETMEN: Erysiphe polygoni (Syn. Erysiphe betae)

Erysiphe polygoni (Syn. Erysiphe betae) isimli etmenin neden olduğu külleme hastalığı genel olarak dünyanın yazları kurak ve sıcak geçen şeker pancarı üretim bölgelerinde sulanan tarlalara özgü bir hastalık olup, ülkemizde pancar ekim alanlarının bir kısmında rastlanır. Bu hastalık ülkemizde Cercospora’dan sonra şeker pancarının 2. Önemli hastalığıdır. Doğu Anadolu Bölgesinin dışındaki pancar ekim alanlarımızın tamamında rastlanır. Hastalık etmeni Deniz iklim bölgesinde ( Susurluk, Adapazarı, Alpullu ve Çarşamba) ender epidemi yapar ve çoğu kez, görülmesi üzerinden 30-40 gün gibi kısa bir süre geçtikten sonra tekrar kaybolur. Ana hastalık bölgeleri: İç Anodolu Tipi Kara İklim Bölgesi ile Akdeniz Geçit İklim Bölgesinde, özellikle de Kahramanmaraş Ovasında şeker pancarının en önemli hastalığıdır.

Fungusun yapraklarda yol açtığı perdeleme ve kayıplar bitkilerin asimilasyon kapasitesini azaltır. Hastalık yalnızca uygun enfeksiyon şartlarını bulduğu yer ve yıllarda çok ağır seyretmekte olup, önemli verim ve kalite düşüşlerine neden olmaktadır. Bu arada enfeksiyon ne kadar erken başlarsa veya hastalığın başlangıcı ile hasat arasında geçen süre ne kadar uzun olursa, verim ve kalite kayıpları da o kadar artmaktadır. Pancarın kök verimi enfeksiyonun başlangıç tarihine bağlı olarak %5–10 oranlarında azalır. Hastalık tohumluk pancarlarda 2–3 hafta daha erken başlamakta ve daha fazla zarar vermektedir. Tohum verimi ve kalitesinde önemli düşüşler söz konusu olabilmektedir. Hastalık, uygun enfeksiyon şartlarının (optimum nisbi hava nemi: %25-50, sporulasyon için %30, ve sıcaklık optimum: 25-30 oC)  hüküm sürdüğü yer ve yıllarda   ilaçlama yapılmadığı zaman hastalığın çıkış zamanı ve süresine göre değişmek üzere, 1996-2001 yıllarında ,İç Anadolu Tipi Kara İklim Bölgesi (Ankara ve Konya) şartlarında pancarın kök veriminin % 3- 13 (205-990 kg / dekar) arıtılmış şeker veriminin % 4- 23 ( 50- 310 kg/ dekar) oranında azaldığı tespit edilmiştir.

Duruma göre, yaz ortasından itibaren pancarların dış yapraklarında, ağırlıkla üst yüzlerinde, beyaz veya gri-beyaz renkli unumsu bir misel tabakası oluşmaya başlar ve renk açık yeşile dönüşür. Fungus, zamanla yaşlı yaprakların tamamının yüzeyini, sanki pudralanmış gibi, bu beyaz renkli unumsu tabaka ile kaplar.

Hastalık önce tarlanın değişik yerlerindeki birkaç bitkide ortaya çıkar ve kısa zamanda hızlı bir şekilde tarladaki bitkilerin tamamına yayılır. Özellikle erken enfeksiyonlarda söz konusu olan ağır salgınlarda yapraklar açık yeşil renklerini önce bir süre korur ve sonra peyderpey sararıp ölür.

Yaprakların üzerindeki beyaz renkli unumsu tabaka, fungusun miselidir. Misel üzerinde, tepelerinde konidi gelişen konidi taşıyıcıları oluşur. Konidi taşıyıcıları dik ve bölmeli; konidiler ise, silindirik saydam organlardır. Çok çabuk çimlenebilen konidiler, rüzgâr ile komşu bitki veya tarlalara ulaşarak, hastalığı yaz boyunca sürekli yayarlar.

Sonbaharda veya yaşlı misellerde bazen unumsu beyaz tabakanın içinde, önce sarı renkli, sonradan siyahlaşan küçük noktaların oluştuğu göze çarpar. Bunlar fungusun Cleistothecium adı verilen organları olup, içlerinde spor keseleri (asci) taşır. Her ascinin içinde 2–8 adet askospor bulunur. Cleistotheciumlar çok dayanıklı organlar olup fungusa kışı geçirebilme olanağı sağlar.

Hastalık etmeninin konukçuları kültüre alınmış şeker pancarı çeşitleriyle beraber yabani şeker pancarı türleridir. Bir şekilde şeker pancarına özelleşmiş, obligat bir parazittir. Kışı sert geçen yerlerde fungus kışı Cleistothecium halinde geçirirken ılıman iklim bölgelerinde korunmuş pancar başları, tohumluk pancarlar veya deniz kıyılarındaki yabani Beta türlerinin yapraklarında misel halinde geçirir.

Mücadele

Kültürel Mücadele

  1. Hastalığa toleranslı çeşitler ( KWS 7229= Hülya vb.) ekilmeli,
  2. Hastalıklı bitki artıkları imha edilmeli,
  3. Yabani Beta türlerinde inokulum birikimine imkân verilmemeli,
  4. Yağmurlama sulama yapılmalıdır. Serbest su varlığı konidilerin çimlenmesini engeller. Aynı zamanda yağmurlama sulama ile yapraklar üzerindeki konidiosporlar yıkanarak inokulum yapraklardan uzaklaştırılmış olur.

Kimyasal Mücadele

Kültürel mücadele uygulamalarıyla istenen sonuç alınamadığı durumlarda (çoğunlukla da tam sonuç alınamamaktadır) kimyasal mücadele uygulamalarına yer verilmelidir. Hastalığın kimyasal mücadelesinde kullanılmak üzere ruhsat almış olan pek çok fungisit vardır. Bunlardan bazılarının etkili maddeleri ve uygulama dozları aşağıda verildiği gibidir.

ETKİLİ MADDE UYGULAMA DOZU
Cyproconazole 100g/l  EC 40cc/ dekar
Ethirimol 180g/l  EC 50cc /dekar
Flusilazol 400g/l EC 15cc/ dekar
Nuarimol 90 g/l  EC 20cc/dekar
Triadimefon 250 g/l EC 50 cc /dekar

Küllemeye karşı ilk ilaçlama, tarla kapanmasından sonra zarar eşiği olarak, bitkilerin % 5’inde yapraklarda ilk unlanma belirtileri görülünce ve son ilaçlama ise, ilaçların bekleme süresi dikkate alınarak, en geç Ağustos sonuna doğru yapılır. Buna göre ilaçlamalar, 15-20 gün ara ile kantar açılışından en geç 3-4 hafta sonrasına kadar sürdürülür. İlk ilaçlamaların zamanında yapılması çok önemlidir.

Cercospora mücadelesinde kullanılan ilaçlar, küllemeye karşı da etkili olmakla birlikte, Cercospora’nın problem olduğu bölgelerde, genelde sistemik etkili külleme ilaçları Cercospora ilaçları ile birlikte veya tek başlarına iyileştirici olarak, yani hastalığın başlangıcından geçmesine kadar, uygulandıkları sürece, önemli bir ekonomik avantaj sağlamaktadır.

Ülkemizde şeker pancarı üretim alanlarında en yaygın görülen yaprak hastalıkları yukarıda açıklanan Cercospora yaprak leke ve külleme hastalıklarıdır. Bu hastalıkların dışındaki diğer yaprak hastalıkları ülkemizde ya hiç görülmezler ya da çok önemsiz düzeylerde görülürler. Bununla beraber dünya’nın değişik ülkelerinde görülen önemli bazı hastalıklar da burada açıklanacaktır.

11 views

BUĞDAY SÜRMESİ

21 Ağustos 2012 Yazan  
Kategori Bitki Hastalıkları

BUĞDAY SÜRMESİ

ETMEN: Tilletia sp.

a) Görülme Alanları ve Zararı:

Buğday sürmesi dünyanın tüm yetiştirme alanlarında görülen bir hastalıktır. Tohum ilaçlama yöntemlerinin bilinmediği dönemlerde hastalık nedeniyle %50 ye varan ürün kayıplarıyla karşılaşılmış ve bu nedenle sürme en önemli buğday hastalığı olarak nitelendirilmiştir. Bugün dahi tohum ilaçlarının gerektiği gibi yapılamaması halinde veya yoğun bir toprak bulaşmasının söz konusu olduğu bölgelerde önemli ürün kayıplarıyla karşılaşılmıştır. Hastalık buğday üretimi için potansiyel bir tehlikedir.

Ülkemizde de hastalık tüm buğday alanlarında görülür. Değişik yer ve tarihlerde yapılan sörvey ve sayımlarda, gerekli koruma ve önlemler alınmadığında, hastalığın %15-20’ye varabilen bir ürün kaybına yol açabileceği saptanmıştır. Ege Bölgesi’nde 1988 yılında yapılan sörveylerde bazı bölgelerde çok az, bazı bölgelerde ise %35 e varan bir yaygınlık oranı saptanmıştır.

Hastalık Anadolu’da ‘Kör, Karamuk ve Karadoğu’ adıyla da tanınmaktadır.

 

b) Simptomları:

  • Hastalık tablosu en belirgin şekilde başaklanmadan sonra kendini gösterir. Ancak belirtiler buğday çeşidine ve etmenin fizyolojik ırkına göre değişebilir.
  • Bazı çeşitlerde sağlam ve hasta başakları bir bakışta ayırmak mümkün değilken, bazı çeşitlerde başak ekseni uzar, başakçıklar belirgin biçimde birbirinden ayrılırlar ve ‘Kör daneler’ kavuzlar arasında kolaylıkla fark edilirler.
  • Hasta bitkiler daha uzun süre yeşil kalırlar ve boyları yaklaşık 1/3 oranında kısa kalır.
  • Çiçeklenme döneminde ovaryumlar koyu yeşil renkli ve daha büyüktürler.
  • Tüm başak mavi-yeşil bir renk alır.
  • Kural olarak bir başakta kör danelerin sayısı normal olanlara göre daha fazladır.
  • Kavuzlar ve tohum kabuğu varlıklarını korurlarken, endosperm ve embriyo tamamen fungusun üremesi için işgal edilmiş durumdadır.
  • Genç bitkilerde ilk belirtilerin yaprak üzerinde spesifik olmayan, klorotik benekler şeklinde ortaya çıkması mümkündür.
  • İnfeksiyonun başaklarda belirti vermeden latent olarak kalması da mümkündür. Bu durumda yalnızca bitki boyu kısalır.
  • Henüz olgunlaşmamış kör daneler yumuşaktır ve siyah renkli, yağımsı, balık kokusunda bir kitle ile doludurlar.
  • Olgunlaşma sürdükçe kör daneler sertleşir, mat bir renk alırlar ve uçtan kısmen açılırlar.
  • Bu arada içlerindeki sporların bir kısmı dağılabilirse de bunların tamamen serbest kalmaları hasat-harman sırasında gerçekleşir.
  • Sporların balık kokusu trimetilamin ve amonyum bileşiklerinin oluşturduğu bir karışımdan ötürüdür.

c) Etmenler ve Mikroskobik yapıları:

 

 

Sürmeden sorumlu üç etmen vardır;

  • Tilletia caries

 

  • Tilletia foetida

 

  • Tilletia intermedia

 

Tilletia foetida ve Tilletia caries farklı spor morfolojileri sayesinde kolaylıkla ayırt edilebilirler.

Sürme sporlarının 2 adet dış tabaka, 1 orta tabaka ve 1 iç tabakadan oluşmuş kalın bir hücre çeperleri vardır.

Taksonomik ayrımda bu çeperin yüzey strüktürü rol oynar.

Tilletia caries’in sporları: Sarımsı kahverengiden koyu zeytin yeşiline kadar değişen renkte, küremsi, dış yüzeyleri 5-6 köşeli bal peteği gibi desenlidir

Tilletia foetida’nın sporları: Kahverenkli, küremsi – elipsoid ve desensiz (düz çeperli)’dir.

Tilletia intermedia’nın sporları: Daha ince, küçük ve sık bir desene sahiptir.

Cüce sürme etmeni olan Tilletia contraversa’nın sporları bu sporlara göre daha değişik bir yapıdadır.

d) Konukçuları:

 

Sürme, esas olarak Triticum türlerinde zarar yapmakla birlikte çok sayıda kültüre alınmış veya yabani Graminae bitkisinde, örneğin AgropyronBromusLolium vb. görülür.

T. caries ve Tfoetida’nın konukçuları birbirlerinden kesin sınırlarla ayrılmazlar.

 

 

 

e) Etmenlerin Dağılımı:

 

T. foetida ve T. caries’in Türkiye’de belirli bir dağılımı vardır.

T. foetida Marmara, Karadeniz, Ege ve Doğu Anadolu Bölgeleri’nde %93-96 arasında değişen bir yaygınlığa sahip iken

Tcaries’in Güneydoğu Anadolu’da %77’lik bir yaygınlığa sahiptir. Bu bölgede T. foetida’nın yaygınlık oranı %22 civarındadır.

Bu iki etmenin melezlenmesi sonucu meydana gelen T.intermedia ise çok daha az oranda olmak üzere tüm Türkiye’de yaygınlık göstermektedir. T. foetida ülkemizde olduğu gibi Balkan ve Akdeniz ülkelerinde de geniş bir yayılma alanı göstermektedir.

 

 

 

 

 

f) Etmenin Yayılışı ve Yaşam Çemberi:

 

Etmenin temiz buğday danelerine bulaşması hasat-harman sırasında olur. Sürmeli daneler bu esnada patlarlar ve sporlar temiz tohumların ‘sakal’ kısmında tutunurlar. Bu şekilde büyük ölçüde bir tohum bulaşması söz konusu olmakla birlikte, toprakta 3-5 yıl canlı kalabilen sporlar ekilmiş daneye bulaşabilirler.

  • Topraktaki danenin çimlenmesine paralel olarak sürme sporları da aktivite kazanırlar ve hızla çimlenirler. Böylelikle fideciği en duyarlı olduğu anda penetre ederler.
  • Aktivite kazanan sporda önce karyogami gerçekleşir, sonra mayoz ve mitoz bölünme sonucu haploid çekirdekler oluşur.
  • Bu çekirdekler bu sırada meydana gelen basidiuma göç ederek basidiumun ucundaki çıkıntılara yerleşirler ve böylelikle basidiosporlar oluşur. Bu basidiosporlara ‘primer sporidiler’ adı da verilir.
  • Basidiosporların (+) ve (-) karakteri taşıyanları yan dalcıkları vasıtasıyla H biçiminde çifter çifter birleşirler.
  • Bu plasmogami sayesinde dikaryotik dönem yeniden başlar. Birleşmiş basidiosporların ucunda tomurcuklanma yoluyla ‘sekonder sporidiler’ veya diğer bir deyimle ‘konidiumlar’ oluşur.
  • Bunların çimlenmesiyle de penetrasyon yapma yeteneğne sahip dikaryotik hifler meydana gelir.
  • Bu hifler yeni gelişmekte olan fideciye koleoptilden girerler.
  • Fidecikler 2 cm den fazla boy kazanmış olsalar bile penetrasyona açıktırlar.
  • Hif yaklaşık 10 gün içinde koleoptilde intraselüler olarak yayılır.
  • Sonra oluşan sap dokularına geçer ve bu kez interselüler yayılır.
  • Bitkinin 5 yapraklı döneminde miseller vejetasyon konisine erişmiş olurlar.
  • Sapa kalkmış bitkilerde miseller daha çok nodiumlara yerleşir.
  • Sap ve yaprakların işgalinden sonra başak taslakları kolonize edilir.
  • Başaklanma sırasında çiçeklerin tümü hiflerle işgal edilmiş durumdadır.
  • Dikaryotik misel en çok besin maddelerince zengin dokularda gelişebilir. Bu nedenle ovaryumu tercih eder.
  • Eğer belirli bir süre içinde ovaryuma erişemezse latent infeksiyonlar meydana gelir.
  • Etmenin infeksiyon başarısında fideciğin çevre koşullarına bağlı gelişmesi büyük rol oynar.
  • Tohumun çimlenmesi ve toprak yüzeyine çıkması geciktikçe hastalığa yakalanma riski artar.

g) Etmenin Gelişme Koşulları:

 

  • Toprak sıcaklığı 5-10°’Cler arasında iken çimlenme gecikir, ancak etmenin gelişmesi devam eder.
  • Başaklanma dönemine kadar soğuk geceler ve 14 saatten fazla ışıklanma süresi hastalığın gelişimini hızlandırır.
  • Yüksek toprak nemi infeksiyonu olumsuz etkiler. En şiddetli infeksiyonlar kumlu topraklarda su tutma kapasitesi %40-60, milli topraklarda %20-40, daha ağır topraklarda ise %70 seviyesinde olduğunda gerçekleşir.
  • Eylül sonu-Ekim sonu döneminde yapılan buğday ekimlerinde hastalık daha çok gelişir.
  • Kışlık ekimlerde yazlık ekimlere göre hatalığa yakalanma tehlikesi daha büyüktür.
  • Yonca, bezelye gibi baklagillerden sonra yapılan buğday ekimlerinde hastalık çıkışının arttığı, süperfosfat ve kalsiyum gübrelemesi yapıldığında ise azaldığı gözlenmiştir. Bununla birlikte gübrelemenin özel bir etkisinin olmadığı söylenebilir.
  • Ekim derinliği artıkça hastalık artar. Çünkü fideciğin toprak yüzüne çıkışı gecikir.
  • Sürme sporları toprakta 1 veya 2 kış geçirebilirler sporlar oda sıcaklığında, kuru koşularda muhafaza edildiklerinde 20 yıla kadar canlı kalabilirler.
  • Etmenlerin yapay koşullarda üretimi mümkündür. Bu sırada dikaryotik miseller basidiospor oluştururlar. Thiamin (B1vitamini) ve Folik asit gelişmeyi teşvik eder.

Not: Mücadele hakkında bilgi almak için ”Bize Ulaşın” linkinden gerekli detayları alabilirsiniz…

2 views

Pamukta Verticillium Solgunluğu

21 Ağustos 2012 Yazan  
Kategori Bitki Hastalıkları

Pamukta Verticillium Solgunluğu

ETMEN: Verticillium dahliae, V. albo-atrum 

Pamukta sistemik enfeksiyon şeklinde hastalık tablosu sergileyen iki fungal etmen vardır. Bunlardan biri Vertilium dahliae diğeri Fusarium oxysporum f.sp. vasinfectum’dur

Dünyada pamuk yetiştiren tüm yörelerde yaygın olarak görülmektedir. Hastalığın pamukta ilk olarak 1914 yılında Virjinya’da Carpenter isminde bir araştırıcı tarafından bulunduğu bildirilmektedir. Hastalık değişik ülkelerde bazı yıllarda çok büyük kayıplara neden olmuştur. Örneğin ABD’de 1975-1978 tarihleri arasında yıllık ortalama olarak yaklaşık 74 milyon $ zarara neden olmuştur. USS’de yıllık kayıp %8-10 olarak hesaplanmıştır. Türkiye’de ise %4-5’dir. Toprak kökenli olan Verticillium dahliae ve ırklarının 40 farklı familyadan 160’ın üzerinde bitkiyi enfekte ettiği bilinmektedir. Verticillium solgunluğundan sorumlu olan fungusun hangisi olduğu, Verticillium dahliaeve Verticillium albo-atrum arasındaki bazı morfolojik benzerlikler nedeni ile pek çok tartışmalara neden olmuştur. Verticillium dahliae kültür ortamında ve hastalıklı bitkilerde büyük yığınlardan ibaret siyah microsclerot oluştururken, Verticillium albo-atrum siyah istirahat miselyumu meydana getirir. Yapılan çalışmalarda tarla şartlarında hastalıktan sorumlu fungusun microsclerot oluşturan Verticillium dahliae olduğu kesinlik kazanmıştır. Çünkü Verticillium albo-atrum daha çok düşük sıcaklıklarda (20-24oC) pamukta solgunluk meydana getirir. Etmenin 25oC’nin üzerindeki sıcaklıklarda hastalık yapma yeteneği yoktur.

 

Verticillium solgunluğunun belirtileri çeşide, fungal izolatın virülensliğine, bitkinin gelişme dönemine, etmenin topraktaki inokulum miktarına ve çevresel faktörlere özellikle sıcaklığa bağlıdır. Fungusun bitkiyi enfeksiyonu ve simptomların gelişmesi sıcaklık 30oC’nin altında iken başlar. Üretim sezonu boyunca sıcaklıklar maksimum seviyeye ulaşmadan önce solgunluk belirtileri ilk önce nisbi olarak genç bitkilerde görülür. Yaz ortalarında solgunluk görülmez. Sıcaklıklar biraz inişe geçtiğinde solgunluk belirtileri tekrardan görülmeye başlar ki bu dönemde bitkiler yoğun bir şekilde kozaya sahiptirler. Bitkiler genç dönemlerinde enfekte edildiklerinde yapraklarda genel bir sararma, epinasti (yaprağın alta kıvrılması),ve defoliasyon görülür ve bu şekildeki bitkiler hastalığın şiddetine göre çabuk bir şekilde ölebilirler. Veya fungusun tekrardan saldırısına maruz kalıncaya kadar bodur kalırlar ve gelişme geriliği gösterirler. Kozalaklı evrede enfekteli bitkilerin yapraklarında karakteristik mozaikleşme görülür. Bu belirtiler ilk önce alt yapraklarda görülür. Daha sonra üst yapraklarda da aynı belirtilere rastlanır. Bu yapraklardaki simptomlar ilk önce büyük damarlar arasında ve yaprak kenarlarındaki dokularda sararma şeklinde görülür. Simptomlar ilerledikçe bu bölgeler daha yoğun bir sarı hal alır.  Bazen de kırmızımsı bir görünüme sahip olurlar. Dokular nekrotik ve beyaz bir görünüme sahip olmadan önce açık kahve veya tam bir kahverengi renk alır. Yapraklarda bu belirtiler görülürken gövde ortadan ikiye ayrılıp ta bakıldığındada odun dokusunda üniform bir şekilde dağılmış olan açık kahverengi – kahverengi lekeler göze çarpar. Bu lekeler enfekteli ksilem damarlarında ve çevresindeki hücrelerde renk maddelerinin teşekkülü sonucu meydana gelmektedir. Hastalık ilerlerken yaprakların pek çoğu ve kozalar bozulmaya yüz tutar. Fungusun bazı ırkları şiddetli defoliasyona ve bitkilerde geriye doğru ölüme neden olabilirler. Bu şekildeki bitkiler siyah bir renk alır. Hatta tam bir defoliasyon’dan önce bitkinin alt kısımlarındaki lateral tomurcuklar sürmeye başlar ve bitkinin gövdesinde yeni oluşmuş birkaç adet yan sürgünler görülür ki buda bitkiye çalımsı bir görünüm verir. Solgunluğun Verticillum dahliae’dan kaynaklanıp kaynaklanmadığını doğrulamak için patojenin hastalıklı yaprakların damarlarından ve petiollerinden izole edilmesi gerekir.

Patojen, dormant microsclerot olarak toprakta serbest halde yaşayabildiği gibi bitki kalıntılarında da yaşar. Toprakta uzun yıllar canlılığını sürdürebilir. Microsclerotlar kök eksudatlarının teşviki ile çimlenir ve pamuk köklerinin yüzeylerinde kolonizasyonu gerçekleştirirler. Kökteki kolonilerdeki hifler pamuk kök korteksini penetre ederler. Hifler dokuda ilerlemeye devam eder ve direkt penetrasyon veya yaralanma vasıtasıyla ksilem damarlarına girer. Patojen ksilem damarlarında konidi oluşturarak çoğalmasını sürdürür. Konidiler ksilemdeki su akımıyla birlikte bitkide yukarıya doğru taşınır. Taşınma esnasında konidiler çimlenir. Etrafındaki damarları da penetre eder ve penetrasyonun olduğu yerde konidiler tekrardan oluşur. Ksilemin sistemik kuşatma sürecinin tamamlanması boyunca bu işlemler pek çok kez tekrarlanır. Simptomlar yapraktaki damarların çoğu total olarak fungusun propagül’leri ve onun katabolik ürünleri tarafından tıkanmadıkça görülmez. Fungusun hifi ksilem damarlarında ksilemi çevreleyen parankima hücrelerini penetre eder ve nihayet bitkinin kökleri, gövdeleri ve yaprakların ölen nekrotik dokularında neme bağlı olarak birkaç hafta sonra yeni microsclerotlar oluşur. Dokuların çürümesi ve kültüvasyonu ile microsclerotlar tekrardan toprağa karışırlar.

Mücadele

Kültürel Mücadele

1.Rotasyon

  • İnokulum yayılmasını önlemek ve toprakta inokulum artışına engel olmak için pamuk bitkisinin bazı bitkilerle rotasyona tabi tutulması ile ekili sonuçlar elde edilmiştir.
  • Pamuk – çayır bitkisi – legumine- crusifer ve Arpa – buğday – sorgum – pamuk şeklindeki münavebe sistemlerinde inokulum potansiyeli %50-75 arasında azalmıştır.
  • Sulanabilen alanlarda 2-3 yıl çeltik ekimini müteakip pamuk ekimi; Yeşil gübre maksadıyla hardal ve kolzanın sonbahar ekimi inokulum potansiyelini %80-95 azaltmıştır.
  • Hardalın sonbahar ekimine müteakip mısır veya çavdarın yazlık ekimi Verticillium solgunluğu ile en etkili rotasyon uygulamalarından biridir.
  • Buğday, bezelye, fiğ ile 6 yıllık bir rotasyon inokulum potansiyelini %96 azaltmıştır.
  • Verticillium dahliae ırklarına hassas olan zeytin, Antep fıstığı, susam, yer fıstığı, yem bezelyesi, kereviz, domates, patates, bamya, şeker pancarı, patlıcan, nane v.b bitkilere rotasyonda yer vermekten sakınılmalıdır.

2. Dengeli gübreleme yapılmalıdır

Potasyum eksikliği hastalık şiddetini arttırır. Aşırı azot kullanımı da hastalığı arttırmaktadır. Bunun için dengeli gübreleme yapılmalıdır.

3. Sulamaya dikkat edilmeli

Aşırı sulama hastalığı arttırır. Toprak sıcaklığı devamlı yükseldiği hallerde ve yaz ortasında zirveye ulaştığı, bitkilerin çiçeklenme başlangıcı ve kozaların oluşumu esnasındaki aşırı nem özellikle hastalık için çok kritiktir. Nem seviyesinin kontrolü sulama ve iyi bir drenaj ile ayarlanabilir. Özellikle ilk çiçeklenme esnasında su sıklığı ve miktarı azaltılmalıdır. Sulama yaparken bitkiyi aşırı su stresine sokmamak gerekir. Bu durumda su stresinden dolayı üründe kayıplar meydana gelmektedir. Bundan dolayı hastalıkla mücadelede sulamanın optimal miktarı ve zamanlamasının belirlenmesi önemlidir. Sulama çeşidi de hastalık çıkışında etkilidir. Yağmurlama sulama salma sulamaya göre daha az hastalık çıkışına neden olmaktadır. Yapılan bir çalışmada damla sulamada hastalık çıkışı karık sulamadaki hastalık çıkışına göre %21-53 arasında azalmıştır. Aynı şekilde üründe de %10-80 arasında artış sağlamıştır. N’lu gübreleme, bitki sıklığı ve sulama arasında hastalık şiddeti bakımından interaksiyon vardır. Sulamada hastalığa karşı bu interaksiyonlarda optimal etki;

  • Sulamanın sınırlandırılması
  • Azotlu gübrelemenin azaltılması
  • Bitki yoğunluğunun arttırılması ile sağlanmaktadır.

Hektar başına yetişecek bitki yoğunluğu iyi hesaplanmalıdır. Çünkü bitki yoğunluğu ile hastalıklı bitki arasında ters ilişki vardır. Önerilen bitki yoğunluğu 100-150 bin/ha bitki olacak şekilde tohum ekimi yapılmalıdır.

4. Hastalık etmeninin tohumla taşındığıda tespit edilmiştir. Önemli bir primer inokulum kaynağı olarak tohum bulaşıklılığının önüne geçilmelidir. Bunun için hastalıksız tohum kullanılmalı veya Carbendazim etkili maddeli ilaçlarla tohum ilaçlaması yapılmalıdır.

5.Ekim zamanı iyi ayarlanmalı

6.İyi bir tohum yatağı hazırlanmalı

7.İyi bir yabancı ot mücadelesi yapılmalı

Yabancı ot mücadelesi yapılırken mücadele yöntemi iyi seçilmeli. Çünkü derin toprak işlemesi hastalığın şiddetini arttırmaktadır. Bunun için daha yüzeysel toprak işlemesiyle yabancı ot mücadelesi yapılmalıdır.

8. Hastalıklı bitki artıkları imha edilmeli

9. Solarizasyona yer verilmeli: Solarizasyon uygulamaları Verticillium dahliae propagüllerinin eradikasyonunda çok etkili bir yöntemdir.  Bu uygulama aynı zamandaPythium spp, Thielaviopsis basicola ve Fusarium spp’nin popülasyonunun azalmasına neden olur. Verticillium dahliae’nin pamuk izolatları 37oC’de 26-27 günde, 50oC’de 23-27 dk’da ölür. Solarize edilen topraktaki fungusun propagüllerinin çoğu 14-66 gün içerisine ölmektedir.  Fungus ile bulaşık tarlalarda solarizasyon uygulaması sonucu yüksek verim artışı sağlanmaktadır. İspanya’da yapılan bir çalışmada %230 oranında bir verim artışı sağlanmıştır.

10.Dayanıklı çeşit kullanmak: Verticillium dahliae ırklarına karşı geliştirilmiş dayanıklı çeşitler mevcuttur. Bunlar; Delfos 531 – Akala SJ-  Deltapine15 – Akala SJ-5

Biyolojik mücadele

Trichoderma viridae’nin trichodermin isminde preparatı tohum kaplaması, tohumla birlikte toprağa saçma veya gübre ile uygulama şeklinde kullanılmıştır. Organik madde içeriği yüksek olan topraklarda Verticillium solgunluğunu azaltmıştır. Fakat organik madde içeriği düşük olan topraklarda Gliocladium roseum’un daha etkili antogonist mikroorganizma olduğu saptanmıştır. Bu fungusun 200-300 milyon propagül/gr içeren biyopreparatının hektara 5-10 kg uygulanması solgunluğu %30-40 oranında azaltmıştır. Verimde de %12-34 arasında bir artış sağlamıştır. Bu iki fungustan başka Verticillium dahliae’ye karşı antogonist etkiye sahip funguslar da vardır. Bunlar Talaromyces, Chaetomium, Stachybotris, Fimetaria, Podospora, Aspergillus vb. funguslardır.

Kimyasal mücadele

Verticillium solgunluğunun kimyasal mücadelesi zordur. Bazı fungisitler hastalığa karşı laboratuar ve tarla koşullarında etkili olmalarına rağmen yapılan ilaç uygulamaların ekonomik olmamasından dolayı pratikte bunların kullanımı mümkün olmamaktadır. Bununla beraber bu hastalığın kimyasal mücadelesine yönelik dünyanın çok değişik ülkelerinde farklı farklı uygulamalar yapılarak sonuçlar alınmaya çalışılmıştır. Burada da bu uygulamalardan bazı örnekler verilmiştir.

Carbendazim ve Ethylene Thiosulfate’nin tohum uygulaması patojenin tohumla taşınmasını önlediği gibi fide döneminde hastalık çıkışını da önlemektedir. Benzimidazole grubu fungusit sera şartlarında saksılardaki bitkilere kök daldırması şeklinde uygulama ile Verticillium solgunluğu tamamen önlenmiştir. Tarlada solgunluğun etkisini azaltmak için 10-20 kg/ha’ra benlate toprak ilaçlaması şeklinde kullanılabilir. Fakat tam bir önleme sağlanamamaktadır. Tam bir etki ancak 50-100 kg/ha dozunda benomyl le sağlanmıştır. Bu durumda da yapılan ilaçlama ekonomik olmamaktadır.  Benomyl ve Thiabendazolenin  pH’ları ayarlandıktan sonra, 1-3 gün aralıklarla 2500 ppm dozunda yapraklara püskürtülmesi solgunluğu azaltmakta ama tam bir önleme sağlayamamaktadır. Benzimidazolelerin bitki tarafından iyi bir şekilde alınabilmesi için ilaç solüsyonunun pH’sı uygulamadan önce mutlaka kontrol edilmeli, eğer solüsyonun Ph’sı bazikse uygun bir kimyasal ilavesiyle solüsyonun Ph’sı aside dönüştürülmelidir. Solüsyona bol miktarda parafin yağı ilavesi de yapraktan ilacın kolay alınmasını sağlamaktadır. Pamukta olgunlaşmayı kolaylaştırmak ve ürün artışını sağlamak için kullanılan bitki büyüme düzenleyicileri (biyoregülatörler) Verticillium solgunluğuna karşı bitkiyi dayanıklı kılmıştır. Bu durum her zaman için geçerli değildir. Bunun için hastalık yapan ırkın bilinmesi gerekir. Çünkü yapılan bir çalışmada P-2 ırkının görüldüğü durumlarda bu kimyasalların hastalığa etki açısından hiçbir faydası olmamıştır. Ayrıca çeşitin hastalığa karşı duyarlılığıda bilinmelidir. Bu uygulanan bileşiklerden bazıları şunlardır;


 

Bitki büyüme regülatörleri(hormonlar)

1.TTMP       40-80 gr/ha

2.DPC         25-50 gr/ha

3.CCC         10-25 gr/ha

4.Kinetin

5.IAA

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

pamuk hastalık ve zararlıları,Pamuk Yaprak Kurdu,pamuk,yaprak kurdu,pamuk,pamuk zararlıları,zararlılar,bitki zararlıları,pamukta kurt,pamuk yetiştiriciliği,bayilik sınavı2011,2012 tarım ilaçları toptan ve parekente satış sınavı ,genel,yetiştiricilik,gübreleme, bakım,hasat,tohum,gübre,tarım ve hayvancılık, tarımhayvancılık,tarımvehayvancılık, hayvancılık ve tarım,hayvancılıkvetarım,abamectin, gıdavehayvancılıkbakanlığı,gıda,gıda bakanlığı,tarım bakanlığı, bitki hastalıkları,teşvik,destek,tarımsal destekler,tarımsal teşvikler, tarımsal krediler,kredi,krediler,sağlık,şifalı bitkiler,evcil hayvan, şifalı bitki,sulama,çevre,gıda,ziraat mühendisi,ziraat mühendisi alımı, targel,targel alımı,targel alımı 2012,ziraat mühendisi alımı 2012, su ürünleri,çiftçilik,çiftçiler,çiftçi destek,çiftçi desteklemeleri,zam, tarım ve hayvancılık,tarım fuarı,tarım fuarı 2012,hibe,tarım,ziraat,bitki,kpss,kpss 2012,tarım hayvancılık,tarım gıda ve hayvancılık,ilce tarım,tarım ve köyişleri,tarım ve köy bakanlığı,ilçe tarım müdürlüğü,ilçe,hastalıklar,zararlılar,bitki hastalıkları,bitki zararlıları,limon hastalıkları,fasulye hastalıkları,nohut hastalıkları,domates hastalıkları,hıyar hastalıkları,patlıcan hastalıkları,mildiyö,antraknoz,kanser,dal kanseri,bakteriyel yanıklık,külleme,kımıl,süne, armut hastalıkları,armutta kara leke,armut yetiştiriciliği,armut,bakla zınnı,BAKLA, elmada bakla zınnı, elma hastalıkları,elma,hastalıklar, bitki hastalıkları,bitki zararlıları, zararlılar,elma zararlıları, elma hastalıkları mücadele, elma zararlı mücadelesi,elma mücadele, elma ilaçlama,ilaçlama,abamectin, tarım,hayvancilik,ziraat, hayvancilikvetarim, elma bakımı,elma yetiştiriciliği, buğday,zirai ilaç bayilik sınavı 2012,zirai ilaç bayilik sınav soruları,zirai ilaç,ilaç bayiliği sınavı,toptancılık sınavı,sınav soruları,tarım,ziraat,sınav,hayvancilikvetarim,tarla bitkileri teknikeri yeni yasayla zirai ilaç satabilirmi,ziraat mühendisler bayilik açma sınavı 2012,ilaç bayiliği sınavı 2012 TARİHi, tarım hayvancılık,tarım gıda ve hayvancılık,ilce tarım,tarım ve köyişleri,tarım ve köy bakanlığı,ilçe tarım müdürlüğü,ilçe tarım,tarım ilçe müdürlüğü,konyahaber,www tarım bakanlığı,gıda tarım bakanlığı,tarım hayvancılık,tarım ve hayvancılık,tarım ve hayvancılık bakanı,tarım desteklemeleri,topraksız tarım,tarım makinaları,seracılık, bir inek günde kaç litre süt verir, holstein inek günde kaç litre süt verir,çks ödemeleri,kurbanlık fiyatları,kipa kurbanlık fiyatları,desteklemeler ödeniyor,yediveren çilek,tarla almak için kredi,tarla kredisi,hayvancılık kredisi,tarım kredileri,av köpekleri,tırnak makası,hibe destekleri,kosgeb teşvikleri,küçükbaş tırnak makası,nimet,nimet hayvancılık,Globalgap, Organik Tarım nedir, organik tarım sertifikası, Organik Tarım Sertifikası başvuru formu,organik tarım sertifikası nasıl alınır,Organik ürün sertifikası,Organik-Ekolojik Tarım Kontrol ve Sertifikasyon Kuruluşları,tohum,tohum fiyatları, bordo bulamacı,abamectin

2 views

Sonraki Yazilar »

     
           

|

 

5846 sayili kanun geregi icerigin izinsiz kullanilmasi suctur.Kaynak Gostererek kullanabilirsiniz.. Sitemizde Yapilan Yorumlar Aciklama Niteligindedir. 

          Sahin Tarim.com 2012 Karaman-Turkey (SAHIN TARIM VE HAYVANCILIK)

                                           Copyright � 2005*2011 | WEBMASTER | | Sahin Tarim Turkiye | Sahin Tarim.com