Yeni Sayfa 1

Kuzu Bakimi  

  Yumurta Fiyatlari

Organik Tarim

tDana Etinin Kisimlari

Facebook Sayfamiz

yumurta fiyatları 26.05.2014

21 Ocak 2013 Yazan  
Kategori Haberler, Hayvancılık, yumurta fiyatları

yumurta

Geçen Hafta Gerçekleşen

Ortalama Yumurta

Fiyatları 26 Mayıs 2014

 

 

 

YUMURTA BORSASI ALIM FİYATLARI:

 

Başmakçı Koop. Yumbir Kaytaş İhracat Satış Fiyatları
Duble 0,150  Duble 0.170  Duble 0.180  Large(24 kg/Box) 24$
Eski Ana 0.145  Eski Ana 0.165  Eski Ana 0.178  Medium(23 kg/BOX) 23$
Yeni Ana 0.135  Yeni Ana 0.160  Yeni Ana 0.171  Small(22 kg/BOX) 22$
Yarka 0.125  Yarka 0.150  Yarka 0.160  Small(21 kg/BOX) 21$
Piliç 0.115  Piliç 0.140  Piliç 0.144 
Klavuz 0.100  Klavuz 0.115  Klavuz 0.122 

 

GÜNLÜK FİYATLAR
Son Güncelleme : 26/05/2014 

Duble: 0.165-0.170

     
ESKİ ANA 0.157 0.162
YENİ ANA 0.147 0.152
YARKA 0.137 0.142
PİLİÇ 0.116 0.121
KLAVUZ 0.097 0.102

 

 

1.048 views

3 gün hastalığı nedir

18 Kasım 2012 Yazan  
Kategori Genel, Hayvancılık

 Halk arasında ’3 Gün Hastalığı’ olarak bilinen ‘Boniva Ephemeral Fover’ isimli sığırlarda görülen çok ciddi viral hastalıktır.Ölümcül ve bulaşıcıdır.Afrika, Güney Aysan ve Avustralya’dan gelen hayvan ve sineklerle bulaşıyor. Devamini oku

65 views

SIĞIR IRKLARI

15 Eylül 2012 Yazan  
Kategori sığır

SIĞIR IRKLARIMIZ

 

Bu bölümde sığır ırklarımızla tanışacaksınız. Onları size tarif edeceğiz, resimlerini vereceğiz. Bu bölümü iyice okuduktan sonra bir ineğe bakar bakmaz onun yerli mi, kültür mü, melez mi olduğunu anlayabileceksiniz.

Hangi ırkın süt için yetiştirildiğini öğreneceksiniz. Hangi ırkın et için yetiştirildiğini öğreneceksiniz. Yöreniz için en uygun ırkın hangisi olduğunu anlayacaksınız. Devamini oku

44 views

Yem üretimi

15 Eylül 2012 Yazan  
Kategori Hayvancılık

YEM BİTKİLERİ

Hayvansal üretimde en büyük maliyet yem giderleridir. İşletmeler özellikle kaba yemlerini kendileri karşılamalıdırlar. Yem bitkilerinin en önemlileri arasında yonca, korunga, fiğ ve silajlık mısır sayılabilir. Devamini oku

177 views

Süt ineği bakımı

15 Eylül 2012 Yazan  
Kategori süt ineği, Süt ineği yetiştiriciliği

SÜT İNEKLERİNİN BAKIMI ve BESLENMESİ:

İneklerin gebelik dönemindeki bakımı önemlidir. Buzağının doğumundan sonra bakım devam eder. Doğum öncesi ve doğum sonrası neler yapılması gerektiği bu bölümde ele alınmıştır.

  Bu bölümde doğumdan önce sağıma son verme (kuruya alma) konusu da işlenmektedir. Bazı yetiştiriciler bunu önemli saymazlar. Kuruya alma, süt verimi bakımından önem taşır.

  Buzağı bakımı zor değildir. Bilgili bir yetiştirici sağlıklı ve verimli buzağılar yetiştirir.

GEBE İNEĞİN BAKIMI

Gebeliğin ilk aylarında özel bir bakım gerekmez. Aşırı besleme yarar getirmez. Yetersiz besleme durumunda hayvan zarar görür. Gebeliğin son 2-3 ayında diğer hayvanlardan ayrılmalı, özel bir bölmeye konmalıdır. Böylece diğer hayvanlar tarafından boynuzlanmaz, sıkıştırılmaz, rahatsız edilmez.

  Ahırın zemini ıslak ve kaygan olmamalıdır. Hayvanın altına bolca temiz ve kuru yataklık ot koymalıdır. Doğuma yakın zamanda gürültü olmamalıdır.

SAĞIMSIZ DÖNEM (KURUYA ALMA)

İneğin sütünü sağmaktan vazgeçerek sütünün kesilmesini sağlamaya kuruya alma denir. Doğurmasına 2 ay kalan ineklerin sağımdan kesilmesi gerekir.

Doğuma iki ay kala sağımdan kesme faydalı mı?

EVET, çok faydalı. Çünkü:

* 10 ay sürekli sağılan hayvan yorulmuştur. Süt yapan organların dinlenmesi gerekir.

* İnek yediği gıdayı süt verimi yerine karnındaki yavrunun gelişmesine kullanmış olur.

* Sürekli sağım nedeniyle kaybettiği mineral maddeler vücudunda tekrar biriktirmek için zaman verilmiş olur.

* Uzun süren sağım nedeniyle vücut yapısı bozulmuştur.Dinlenme döneminde vücut yapısı düzelerek normal doğum yapmaya imkan verir.

* Kuru dönem geçiren ineklerin, sonraki sağım döneminde daha çok süt verdikleri görülmektedir.

* Gebeliğin 7. ayından itibaren (kuru dönemde) günde 8-10 kilo süt veriyormuş gibi yemlenmesine özen gösterilmelidir.

* Doğuma yaklaşık 3-4 hafta kala günlük kesif yem miktarı yavaş yavaş artırılmalı ve inek yeni süt verim dönemine hazırlanmalıdır. Bu uygulamaya teşvik yemlemesi denir.

* Gebeliğin son döneminde aşırı kaba yem verilmemelidir.

AZ TAMAH ÇOK ZİYAN

İneğinizden 12 ay süt almak için onu zorlamayın. Bu hem ineği zarara uğratır, hem de sizi zarara uğratır. Bırakın hayvan kendini yeni dönem için hazırlasın. Unutmayın, az tamah çok ziyan getirir.

KURUYA NASIL GEÇİLİR?

Doğuma 2 ay kala kuruya geçilmelidir. Zaten bu sırada süt verimi azalmıştır. Verilen yem de azaltılır. Böylece süt verimi daha da düşer. Günde 2 kez yapılan sağım günde bire indirilir. Birkaç gün böyle gider, sonra iki günde bire indirilir. Sonunda sağım tamamen durdurulur. Memede kalan süt koyulaşır ve memede bir şişkinlik görülebilir. Bu durum zamanla kaybolur. Artık doğuma kadar hiç sağım yapılmaz.

DOĞUMDA BAKIM

Doğuma yakın gürültüden kaçınmalıdır. Ani ve sert hareketlerle hayvan ürkütülmemelidir. Altına bol ve geniş yataklık koymalıdır.

GEBELİK SÜRESİ

İneklerde ortalama gebelik süresi 280 gündür. Bu süre Esmer ırk ineklerde 285 güne kadar ulaşır. Genç düveler yaşlı ineklerden birkaç gün daha erken doğurur.

Doğuma yakın memeler şişer. Doğum sancıları nedeniyle hayvan huzursuzdur. 5-10 saat sonunda buzağının başı ve ön ayakları dışarı çıkar, sonra tamamen kurtularak doğum tamamlanır. Arkadan yavru zarı (son) dışarı atılır. Buna dikkat etmek gerekir. Doğumdan sonraki iki gün içerisinde yavru zarı atılmalıdır. Atılmaz ise veteriner hekime başvurmalıdır. Yavru zarının içeride kalması hayvanı hasta eder. Döl verimini sona erdirir.

DOĞUMDAN SONRA BAKIM

Hava soğuksa, doğumdan sonra ineğe ılık su vermelidir. İneğin doğumu müteakip hemen sağılması sonun düşmesine engel olabileceği gibi, aynı zamanda doğum felcine (Süt humması) neden olabilir. Eğer hayvan yattığı yerden kalkamıyorsa veteriner hekime baş vurmalıdır. Dana humması veya süt humması denen hastalığın en önemli belirtisi, hayvanın ayağa kalkamamasıdır. Bu nedenle 3-4 gün ineğin sütü tamamen bitecek şekilde sağılmamalıdır.

Şekil 1. Doğumun başlangıcı.

YENİ DOĞAN BUZAĞININ BAKIMI

Buzağının temiz ve sıcak bir yerde doğması gerekir. İnek, buzağısını yalayıp temizlemeye başlar. Eğer bunu yapacak durumda değilse, buzağının temiz ve kuru bir bezle her tarafının temizlenip kurulanması gerekir. Göbek kordonuna tentürdiyot sürmelidir. Göbek kordonunu bağlamak gerekmez. Yeni doğan buzağı soluk alamıyorsa, kaburgalarının üzerine avuç içi ile birkaç defa kuvvetlice vurulur. Gene soluk alamıyorsa yan yatırılır, kaburgaları üzerine el ile bastırılıp çekilir. Solunum başlayana kadar bu hareket 3 saniyede bir tekrarlanır.

  Buzağı doğar doğmaz anasının memesini arar. Memenin sabunlu ılık su ile yıkanıp kurulanması gerekir. Böylece yavruya mikrop ve parazit bulaşması önlenmiş olur.

  Buzağı için en önemli ilk besinAĞIZ SÜTÜ (Kolostrum) .

AĞIZ SÜTÜ BUZAĞIYA MUTLAKA VERİLMELİDİR:

* Ağız sütünü doğumdan sonraki 1-2 saat içinde buzağı emmelidir.

* Ağız sütü buzağının barsaklarını temizler.

* Ağız sütü buzağıyı hastalıklara karşı dayanıklı yapar.

* Ağız sütü içen buzağı sağlam yapılı ve sağlıklı gelişir.

BUZAĞILAR NE KADAR SÜT EMSİN?

Buzağılar doğumdan 24 saat sonra analarından ayrılmalıdır. 3-4 gün süre ile ağız sütü emzikle veya kova ile yavruya içirilir. Sonra buzağıların analarını serbestçe emmelerine izin verilmemelidir. Emziğe alıştırılarak suni emzirme yapılır.

  Buzağıya verilen süt, buzağının vücut ağırlığının onda birini geçmemelidir.

  Sütün sıcaklığı 36 derece dolayında olmalıdır.

  Süt kapları ve emzikler kullanıldıktan sonra iyice yıkanıp temizlenmelidir.

Konuyla ilgili detaylı bilgiler buzağıların bakımı ve beslenmesi bölümünde verilmiştir.

Şekil 2. Buzağılara kova ile de süt verilebilir.

SÜT VERİM DÖNEMİNDE (LAKTASYONDA) İNEKLERİN BAKIMI ve BESLEMESİ

Hayvanın canlı ağırlığı, süt verimi, sütün yağ oranı ve hayvanın sağlık durumu hayvanı ne düzeyde beslememiz konusunda bize fikir verecek en önemli unsurlardır.

  Süt inekleri sağım dönemine göre beslenmelidir. İneklerden bir sağım döneminde (laktasyonda) alınan sütün normal şartlarda yaklaşık %45′i ilk 100 günde, %30-35′i ikinci 100 günde, %20-25′i üçüncü 100 günde alınır.

  Bütün bunları dikkate alarak; ineklerimize devamlı aynı miktar yem vermek yerine yapacağımız aylık süt verim kontrollerinin de ışığında verimlerine ve verim dönemlerine göre yemleme yapmalıyız. Bu konuda daha fazla bilgi almak için zooteknist ziraat mühendisi veya veteriner hekime başvurunuz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

sığır,inek,sığır yetiştiriciliği,inek yetiştiriciliği,tarım,hayvancılık,hayvancılık ve tarım,gıda,gıda tarım ve hayvancılık,gıda tarım ve hayvancılık bakanlığı,tarım fuarı,ilçe tarım,organik,organik tarım,tarım il,tarım bakanlığı,tarım desteklemeleri,tarım destekleri,hibe,hibe 2013,destek 2013,kredi 2013,tarım makinaları,topraksız tarım,büyükbaş haybancılık,küçükbaş hayvancılık,teşvikleri,tarım ilçe müdürlüğü,organik tarım ürünleri,tarım fuarı 2013,tarım köyişleri bakanlığı,tarım bakanlığı personel,gıda tarım bakanlığı,gıda ve hayvancılık bakanlığı,gıda tarım,tarım il müdürlüğü,tarım il müd,tarım hayvancılık,gıda tarım hayvancılık,tarım ziraat,hayvancılık hibe,tarım bakanlığı hayvancılık,hayvancılık desteklemeleri,2013 hayvancılık desteklemeleri,tarımsal destekler,tarım destek 2013,teşvik belgesi,teşvik belgesi yatırım,teşvik hayvancılık,türkiye hayvancılık haritası,tarım ürünleri,tarım aletleri,ürün fiyatları,yumurta fiyatları,buğday fiyatları,2013 buğday fiyatları,buğday borsası,hububat fiyatları,ticaret bo

10 views

SIĞIR BESİCİLİĞİ

15 Eylül 2012 Yazan  
Kategori sığır

SIĞIR BESİCİLİĞİ:

Sığırların et verimini artırmak için besi sığırcılığı yapılır. Bilgili bir besicilik ile, hayvana yedirilen yem kaliteli ve ucuz ete çevrilir. Besicilikte hayvanın ırkı, yaşı, cinsiyeti, sağlığı ve görünüşü önemlidir.

  Besicilikte yemin ucuza mal edilmesi gerekir. Az zamanda çok et almak besicinin hedefidir. Öyleyse besiciliği anlatılacak kurallara uygun olarak yapmak gerekiyor. Besicilik yapacak olanlar bu bölümü çok iyi okumalı..

İşte besiciliğin püf noktaları:

YERLİ IRKLAR YÜZ GÜLDÜRMÜYOR

Evet, yerli ırklarımız besicilikte pek fazla kâr getirmiyor. Bizim yerli ırklarımızın iyi besi kabiliyeti yok. Yani ne kadar iyi beslesek de canlı ağırlık artışı düşük oluyor. Ancak, yerli ırk sığırlarımızı kültür ırklarıyla melezlersek çok iyi sonuçlar alıyoruz.

  Mesela bir yerli ırkın günlük canlı ağırlık artışı ortalaması 650 gram iken, melez bir sığırın günlük canlı ağırlık artışı, ortalama 1100-1200 grama çıkabiliyor.

SIĞIRLAR NEREDE BESLENİR?

Besiye alınan sığırlar ya kapalı ahırlarda veya etrafı uygun şekilde çevrili açıkta beslenir ya da meradan yararlanarak besi yapılır. Bunlar bir arada da uygulanabilir.

BARINAĞIMIZ NASIL OLSUN?

Besiciliği yapacağımız bölgenin iklim özelliklerine göre uygun bir barınağımız olmalı. Tabii barınak büyüklüğü de besleyeceğimiz hayvan sayısına, ahırların ölçüsüne ve yapım tekniğine uygun olmalı. Kapalı sistem, açık sistem veya yarı açık sistemlerden biri bölgenin iklim şartları da göz önüne alınarak tercih edilmelidir.

HANGİ HAYVANLARI BESİYE ALALIM?

Besiye alınacak hayvanların seçimi:

1. Irk:

Yerli ırkların besi kabiliyeti kültür ırklarına göre düşüktür. Buna karşılık yerli ırklar uygun zaman ve oranda beslendiklerinde karlı olabilir. Ayrıca, Şarole gibi etçi ırklar ile Holstein (Avrupa menşeli), İsviçre Esmeri gibi ırkların melezlenmesinden elde edilen yavruların et tutma kabiliyetleri daha yüksektir.

2. Yaş:

Genç hayvanlar yaşlılara göre daha iyi besi tutarlar. Kültür ırkları; 1-1.5 yaşında, yerli ırklar 2 yaşında besiye alınmalıdır.

3. Cinsiyet:

Erkek hayvanlar, enenmiş ve dişi hayvanlara göre daha iyi beslenirler.

4. Kondisyon:

Genellikle derin, geniş, uzun gövdeli, kısa boyunlu, küçük başlı, geniş ve düz sırtlı ve uzun sağrılı hayvanlar besi için uygundur. Buna karşılık, hastalık dışındaki sebeplerden dolayı zayıf kalmış hayvanlar da besi için tercih edilebilir. Çünkü zayıflar, besililere göre daha fazla canlı ağırlık artışı sağladığı gibi, daha ucuza alınabilmesinden dolayı ekonomik de olmaktadır.

  Besiye alacağımız hayvanların ırk, yaş, cinsiyet ve ağırlık yönünden aynı özellikte olması yapacağımız beside bize kolaylıklar sağlar.

  Hayvanın kesime gideceği tarih, bulunduğu bölgedeki hastalıklar, nakil ve satın alındıktan sonra mevcut hayvanlardan ayrı bir yerde tecrit edilmesi, iç ve dış parazit mücadelesi, aşılama ve koruyucu tedavilere de önem verilmelidir. Bu işler için bir veteriner hekime baş vurulmalıdır.

 Yukarıda bahsettik. Yerli hayvanlarımızın beside et tutma, yani canlı ağırlık artış kabiliyeti düşük, bunları siz de biliyorsunuz. Öyleyse besiye alacağımız hayvanları seçerken bazı özelliklere dikkat etmeliyiz.

  Öncelikle iyi besiye gelen kültür veya melez ırklardan genç, dişleri sağlam, sağlıklı, derisi ince, parlak ve erkek hayvanları seçmeliyiz. Bunları alırken aşıları yapıldıysa aşı belgesi istenmeli, yapılmadıysa hemen aşıları yaptırılmalıdır.

  Ahırımıza sonradan koyacağımız hayvanları 7-10 gün ayrı bir yerde karantinada tutup, sonra hastalıksız ve sağlam olduğu tespit edilenleri kendi sürümüze katmalıyız. Bir çok bulaşıcı hastalığın sonradan alınan hayvanlarla bulaştığı unutulmamalıdır. Ahırımıza gelen hayvanların bireysel özelliklerini takip edebilmek için her birine kulak küpesi takılması, her birine ait verim kayıt defteri tutulması uygun olur. Böylece hayvanlarımızı daha iyi tanırız.

Besi performansı

Besi döneminde hayvanların 1 kg canlı ağırlık artışı için ne kadar yem tükettiğinin saptanması ile ölçülür.

 

Bunu nasıl yaparız?

İşletmemizde kantar varsa problem yok. Eğer yoksa o zaman göğüs çevresini ölçerek hayvanların ağırlıklarını tahmin yöntemini kullanabiliriz. Bu yöntem bize az çok hayvanların besi durumları hakkında fikir verecektir.

  Besiye aldığımız hayvanları belli periyotlarda örneğin ayda bir ağırlıklarını ölçmeliyiz ki besi tutmayanları boşa beslemeyelim

Şekil 1. Göğüs çevresinin ölçülmesi

Böyle bir ölçüm için hayvanın dört ayak üstünde ayakta durması ve başının normal pozisyonda olması sağlanmalıdır.

Şekil 2. Açık besi yapılan bir işletme

Hayvanı beslenmeye başlarken yeme alıştırmak gerekir. Bu amaçla konsantre yemden azar azar artırarak verilmelidir. Canlı ağırlının % 2-2.5 oranında yem yemesi gerekmektedir. Yem miktarları ve yemin ne kadarı kaba ne kadarı ince olacağı besi dönemine göre değişir. Pratik olarak besi başında % 70 kaba %30 kesif yem; daha sonraları %30 kaba, % 70 kesif yem; semirtme döneminde % 10-15 kaba, % 85-90 kesif yem verilmesi gerekir. Yaş pancar posası kullanılıyorsa, canlı ağırlığın %5′ini geçmemelidir.

KAÇ GÜN BESLENİR

Eğer hayvanlar 120 günden daha az sürede tane yem veya kesif yemle besleniyorsa, buna kısa süreli besi denir.

Besleme süresi 120-220 gün arasında olursa, buna orta süreli besi denir.

Besleme süresi 220 günü geçerse buna da uzun süreli besi denir.

  Besiye başlarken ne kadar sürede besi yapacağımızı kararlaştırıp, ona göre besiye başlamalıyız. Besi sonunda süreyi uzatarak kârımızı azaltmamalıyız. Besi süresini en ekonomik zamanda bitirip, besiden beklediğimiz kârı almalıyız.

TAM YEMLEME

Sığırın günlük olarak tüketeceği tane veya kesif yem miktarı önemlidir. Tam yemlemede hayvanın her 100 kilo canlı ağırlığı için 1,5-2 kilo tane veya kesif yem verilir. Bu yeme hayvanlar yavaş yavaş alıştırılmalıdır. 10 gün sonra artık günlük yiyebilecekleri kadar bu yemden verilir. Böyle bir beside hayvanın önünde devamlı yem bulunur. Bu uygulamada ilk günlerde yem çok tüketiliyor gibi görünse de, sonradan hayvan ihtiyacı kadar yem tüketir, fazlasını yemez. Bu sayede hayvanlar çabucak et tutar.

  Tam yemleme her zaman uygulanmayabilir. Hayvanlarımız kesim çağına geldikleri zaman et fiyatları istenilen seviyede değilse, hayvanların besi durumunu muhafaza etmek için KISITLI YEMLEME yapılır. Hayvanlara, sığır başına 1-3 kilo tane veya kesif yem verilirse buna kısıtlı yemleme denir. Bu yöntem yemlemede gerekirse uygulanabilecek bir metottur.

MERADA BESLEME VE SEMİRTME

Hayvanlar kışı kuru ot, saman, yonca gibi kaba yemlerle geçirirler. Bunun yanında tane veya kesif yem de verilir. Meranın geniş ve ot çeşidi bakımından zengin olduğu bölgelerde ilkbahar ve yazın merada otlatma yapılır. Eğer hayvanlar iyi beslenemiyorsa mera besisine ilave olarak kesif yem verilir. Daha sonra 60-90 gün kadar tam yemleme yapılarak, hayvanların semirmesi sağlanır. Böylece son besi durumuna ulaşılmış olur.

Merada Beslemenin Faydaları:

* Kesif yem gideri azdır, besi ucuza mal olur.

* Hayvanın gübresi dışarıda kalır, taşıma ve işçilik masrafı olmaz.

Merada Beslemenin Sakıncaları:

* Sığırlar daha geç besi alırlar

* Et kalitesi düşük olur (eğer mera ot bakımından zayıf ve kalitesiz ise)

* Yazın sıcak ve sinekten dolayı ağırlık artışı yavaşlar

* Hayvanlar daha geç elden çıkarılabilir.

 

SAPASAĞLAM

Besiye alınacak hayvanlar ilk önce iç ve dış parazitlerden arındırılmalıdır. Hiçbir hastalık taşımamalıdır. Sağlığı yerinde olmayan sığırlar ile yapılacak besi kârlı olmaz. Hayvanların paraziter ve diğer hastalıklarla mücadele ve tedavilerinde mutlaka veteriner hekimlerle işbirliği yapılmalıdır.

BESİ SIĞIRLARININ YEMLENMESİ

Besi sığırları ya ferdi (tek tek) ya da topluca (grup olarak) yemlenirler. Günde iki veya üç kez yemleme yapılır. İlk yemleme sabah erken, son yemleme ise karanlık çökmeden önce yapılmalıdır. Üç yemleme yapılacaksa ikincisi öğlen üzeri yapılmalıdır. Yemlemeler devamlı olarak daha önce belirlenmiş ve eşit aralıklı yemleme saatlerinde yapılmalı, bu saatleri değiştirmemelidir.

  Sağlıklı ve genç erkek dana ve tosunlar çok hızlı kilo alır. Bunun için yemleri protein ağırlıklı olmalıdır. Besiye alınan hayvanlara verilecek yemin içerisinde hayvanların günlük protein, enerji ve diğer temel gıda ihtiyaçlarının karşılayacak düzeyde besin maddeleri bulunmalıdır. Bunlar buğday, arpa, mısır, kepek, pamuk tohumu küspesi veya ayçiçeği küspesi, kireç taşı, tuz, vitamin ve mineral karması olabilir. Bu besin maddelerinden hangisi elde bulunuyor ise bir zooteknist ziraat mühendisi veya veteriner hekimin bilgisine müracaat edilerek bunlara göre hayvanın ihtiyacı olan yem yapılır.

SİLAJ BESİSİ

Bu beside esas yem mısır silajıdır. Bundan başka çayır silajı, arpa ve fiğ karışımı silajı ve diğer hasıl bitkilerin silajları da kullanılabilir. Silaj besisi oldukça ucuza mal olur.

KESİF YEM BESİSİ

Bu yöntem kesif yemin kaba yemden daha ucuz olduğu ve hayvancılık için geniş arazinin olmaması durumunda uygulanmalıdır.

 Bütün besi süresince yemlemede hayvanlara 1 kg civarında kuru otun yanı sıra, sadece kesif yem verilir. Besinin ileri dönemlerinde kesif yem miktarının artması, buna karşılık kaba yem miktarının sabit kalması sonucu asidoz türü sindirim bozuklukların ortaya çıkabileceği ve karaciğerin önemli ölçüde zorlanabileceği ihtimaline dikkat etmek gerekir.

TEMİZ YEM, TEMİZ SU

Besiye alınan sığırlara kokuşmuş, küflenmiş yemler verilmemelidir. İçirilen su da taze ve temiz olmalıdır. Kesif yemlerin çuvallar içerisinde muhafazasında dikkat edilecek önemli nokta, çuvalların dört-beş taneden fazla üst üste konmamasıdır. Zaman zaman yem ve su depolarımızı uygun ilaçlı sularla yıkamalıyız. Yem değişikliği gerektiğinde, değiştirilecek yem, birden değil yavaş yavaş hayvanlar alıştırılarak değiştirilmelidir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

sığır,inek,sığır yetiştiriciliği,inek yetiştiriciliği,tarım,hayvancılık,hayvancılık ve tarım,gıda,gıda tarım ve hayvancılık,gıda tarım ve hayvancılık bakanlığı,tarım fuarı,ilçe tarım,organik,organik tarım,tarım il,tarım bakanlığı,tarım desteklemeleri,tarım destekleri,hibe,hibe 2013,destek 2013,kredi 2013,tarım makinaları,topraksız tarım,büyükbaş haybancılık,küçükbaş hayvancılık,teşvikleri,tarım ilçe müdürlüğü,organik tarım ürünleri,tarım fuarı 2013,tarım köyişleri bakanlığı,tarım bakanlığı personel,gıda tarım bakanlığı,gıda ve hayvancılık bakanlığı,gıda tarım,tarım il müdürlüğü,tarım il müd,tarım hayvancılık,gıda tarım hayvancılık,tarım ziraat,hayvancılık hibe,tarım bakanlığı hayvancılık,hayvancılık desteklemeleri,2013 hayvancılık desteklemeleri,tarımsal destekler,tarım destek 2013,teşvik belgesi,teşvik belgesi yatırım,teşvik hayvancılık,türkiye hayvancılık haritası,tarım ürünleri,tarım aletleri,ürün fiyatları,yumurta fiyatları,buğday fiyatları,2013 buğday fiyatları,buğday borsası,hububat fiyatları,ticaret borsa,buğday fiyatı,kurbanlık fiyatları,meyve,sebze,buğday,hububat,tahıl,gıda fiyat,ürün fiyat,yem,yumurta,yem fiyatları,inek,koyun,balık,keçi,saanen,organik,Globalgap, Organik Tarım nedir, organik tarım sertifikası, Organik Tarım Sertifikası başvuru formu, organik tarım sertifikası nasıl alınır, Organik ürün sertifikası, Organik-Ekolojik Tarım Kontrol ve Sertifikasyon Kuruluşları, bir inek günde kaç litre süt verir, holstein inek günde kaç litre süt verir,çks ödemeleri,kurbanlık fiyatları,kipa kurbanlık fiyatları,desteklemeler ödeniyor,yediveren çilek,tarla almak için kredi,tarla kredisi,hayvancılık kredisi,tarım kredileri,av köpekleri,tırnak makası,hibe destekleri,kosgeb teşvikleri,küçükbaş tırnak makası,nimet,nimet hayvancılık,Globalgap, Organik Tarım nedir, organik tarım sertifikası, Organik Tarım Sertifikası başvuru formu,organik tarım sertifikası nasıl alınır,Organik ürün sertifikası,Organik-Ekolojik Tarım Kontrol ve Sertifikasyon Kuruluşları,tohum,tohum fiyatları,bitki hastalıkları,armut,asma,badem,çilek,elma,fındık,incir,kayısı,kiraz,limon,mandarin,nar,portakal,şeftali,turunçgil,tropikal meyveler,zeytin,bamya,bezelye,biber,domates,fasulye,hıyar,ıspanak,karpuz,kavun,lahana,maydanoz,patlıcan,sarmısak,soğan,turp,ayçiçeği,fiğ,kanola,korunga,mısır,pamuk,şeker pancarı,yonca,tarım fuarı 2013,sağlık,şifalı bitkiler,yetiştiriciliği

6 views

Hindi yetiştiriciliği

15 Eylül 2012 Yazan  
Kategori Genel, hindi yetiştiriciliği

Hindi yetiştiriciliği:

2000′ li yıllara girerken dünyada nüfus hızla artmakta, dolayısıyla et ihtiyacı da artmaktadır.

İnsanlar et ihtiyaçlarını kırmızı et ve beyaz et ile karşılamaktadırlar. Fakat kırmızı etin ekonomik olarak pahalı olması Türkiye’de beyaz etin ön plana çıkmasını sağlamıştır. Yurdumuzda hindi yetiştiriciliğini bizzat üretme istasyonlarıyla Devlet üstlenmiş durumdadır. Özel sektör bu konuya gereken önemi vermemiş, fakat son dönemlerde özel sektör bu konuya el atmıştır. Hibrit hindi palazları yurtdışından ithal edilip,yetiştirilmekte ve kesilerek salam, sosis, sucuk, kavurma, bonfile, but, pirzola, biftek ve bütün olarak tüketiciye arz edilmektedir. İleriki yıllarda hindi yetiştiriciliğine özel sektör lokomotif olacaktır.

Dünyada A.B.D’ de Avrupa’da (İtalya, İngiltere, Fransa) ve İsrail’de hindicilik çok gelişmiştir. İsrail Avrupa’ya yıllık 300.000 Ton hindi eti satmaktadır.

Niçin hindi üretimi yapmalıyız ?

Hindi diğer kanatlıların değerlendiremeyeceği gıdaları değerlendirir. Eti daha ucuza mal edilir. 1,5-2 aylık olduktan sonra meraya çıkabilir, her türlü ot ve böcekle beslenebilir. Kanatlı etin en kaliteli kısmı olan göğüs ve butlardaki et miktarı diğer kanatlılardan daha fazladır. Hindi kümes hayvanları içerisinde yemi ete çevirme yönüyle birinci durumdadır. Eti çok lezzetli olup kolesterol oranı çok düşüktür. Hindi gelecek yıllarda gerek kalitesi gerekse ürünlerinin çeşitliliğiyle kırmızı ete en büyük alternatif olacaktır.

Hindi Irkları :

1-Bronz

2-Siyah

3-Beyaz

4-Sarı

5-Hibrit Irkları

1- Bronz Irk :

Orijini A.B.D. olup dünyanın birçok ülkesinde yetiştirilmektedir. Bu ırkın en büyük özelliği geniş göğüslü olmasıdır. Altı ayın sonunda erkekler 11-12 kg. canlı ağırlığa, dişilerse 8-9 kg. canlı ağırlığa ulaşır. Genellikle 28 haftada cinsi olgunluğa ulaşır.

Yumurta rengi beyaz olup kahverengi beneklidir. Yumurta verimi 40-70 arasındadır. Ortalama yumurta ağırlığı 85 gr’ dır. Uçma tüyleri beyaz çizgili siyah, kuyruk tüyleri beyaz kenarlı siyahtır.

Bu ırkın Amerika dahil hiçbir ülkede saf orijini kalmamış olup, yurdumuzda hindi üretme istasyonlarında bu ırkın melezleri ile üretime devam edilmektedir.

2- Siyah Irk :

Anavatanı İngiltere’dir. Orta büyüklükte olup, et kalitesi iyidir ve göğüs eti boldur. Tüyleri yeşil cilalı siyahtır. Yumurta verimi yıllık 60-70 adet olup, ortalama 75 gr’dır.

3- Beyaz Irk :

Bu ırkın orijininin bronz ırkı olduğu söylenir. Tüyü beyaz, bacak ve parmakları solgun pembe, sakalı siyah renktedir. Kesilip temizlendikten sonra üzerinde küçük hav tüyleri pek görünmez. Yumurta verimi bronz hindi kadardır. Yumurtaları beyaz, üzeri kahverengi beneklidir. 26 haftada cinsi olgunluğa erişir. Meşhur beyaz hindi ırkları Avusturya, Hollanda ve İngiliz beyazlarıdır.

4- Sarı Irk :

a) Bourbon Kırmızısı : Orta ağırlıktadır. Yalnızca Amerika’da yetiştirilmektedir. 24-28 haftalıkken cinsi olgunluğa erişir. Rengi kırmızımtırak kahve olup, kanat kuyruk tüyleri beyaz, tunç ve kırmızı karışığıdır. Bacakları pembemsi kırmızıdır.

b) Jersey Buff : Küçük tip hindilerdir. 26 haftalıkken cinsi olgunluğa erişir. Rengi göğüs hariç sarımsı, kırmızı, göğüs tüyleri erkekte siyah uçlu, dişide beyaz uçludur.

5- Hibrit Irk :

Hindi yetiştiriciliği ileri olan ülkelerde beyaz hindi ırklarının birbirleriyle melezleme yapılması neticesinde elde edilmişlerdir. Bu ırkların saf ana ve baba hatlarından suni tohumlama yoluyla yumurta alınmakta olup, bu yumurtalardan hindi palazı elde edilmektedir. Bu hibrit hindi ırkları genelde ağır hindi ırkları olup, kümes şartlarında beslenmesi zorunludur. Meraya çıkamazlar 30 haftalık besleme sonunda kesildiğinde erkekler 18-20 kg. dişileri 12-14 kg. et verebilir. Cinsi olgunluğa 30 haftada ulaşır. Yıllık 40-70 adet yumurta verir.

Dünyada A.B.D. Kanada, İngiltere, İtalya, Fransa ve İsrail kendi hibrit hindi ırklarını üretmiş ve alıcı ülkelere yumurta, palaz satışı yapmaktadırlar.

Ülkemizde ağır hindi ırkları bu ülkelerden Devlet aracılığı ile üretim istasyonlarımıza getirilmiş olup, üretilmesinin suni tohumlamayla olması, yem tüketiminin fazla olması, meraya çıkamaması ve ağırlığının fazla olması nedeniyle satışındaki güçlükler ve üretilmesinde yeterli kalifiye elaman olmaması nedeniyle başarılı olunmamıştır.

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren

hindi palazı üretim kuruluşları :

Keskin, Kandıra, Bigadiç, Çorum, Yahyalı, Bingöl, Konya-Beyşehir, Not : Amerikan Bronz hindi palazı için ya bu kuruluşlara yada İl ve İlçe Tarım Müdürlüklerine müracaat ediniz.

Kuluçka :

Hindi civcivleri ya tabii kuluçka ile yada kuluçka makineleri ile çıkarılır.Hindilerde kuluçka süresi 28 gündür.

Tabii Kuluçka :

Bir hindi 18 yumurtayla kuluçkaya yatabilir. Yumurtaların döllü olması şarttır. Bunun için sürüde 10 dişi için bir erkek bulunmalıdır.

Yumurtanın İyisi :

Kuluçkalık yumurtalar folluklardan günde dört kere toplanmalıdır. Uygun şartlarda bir hafta bekletilip kuluçkaya konabilir. Bu yumurtalar normal büyüklükte olmalıdır. Sivri, yuvarlak, pürtüklü, kirli yumurtalar kuluçkada kullanılmaz.

Kuluçka Sırasında İlgi Gerekir

•  Kuluçka olarak ayrılan yerlere hindi kolayca girebilmelidir.

•  Kuluçka yeri temiz, parazitlere karşı korunmuş olmalıdır.

•  Yumurtalara kurşun kalemle işaret koyulmalıdır. Bu işarete bakıp, hindinin yumurtaları çevirip çevirmediği anlaşılır. Çevirmiyorsa biz çevirmeliyiz

•  Kuluçkadaki hindi günde iki-üç kere yemlenmelidir. Yemler tane veya kırılmış olarak verilebilir.

Kuluçka Makineleri

Kuluçka makineleri iki bölümlü olur. Birisi olgunlaşma bölümü, biriside çıkış bölümüdür. Olgunlaşma bölümünde yumurtalar 24 gün tutulur. Çıkış bölümünde ise 4 gün tutulur. Bu makinelerin çok gelişmiş olanları var. Yumurta çevrimini, havalandırmayı, ısıyı, ışığı ve nemi otomatik olarak ayarlayabiliyor.

Resim 1: Hindi civcivleri

Kuluçkadan civcivler çıktı. Şimdi sıra onların bakımında.

Hindiciliğin en zor tarafı civciv bakımıdır. Hindi civcivleri çok dayanıksız olurlar, hemen ölürler.

Önce kümes güzelce temizlenip dezenfekte edilmelidir.

Civcivler gelmeden en az 12 saat önceden kümes ısıtılmalıdır. Ana makineleri varsa onlarda ısıtılıp hazır edilmelidir.

Isı ilk haftalarda civcivlerin sırt hizasında 34-36 derece olmalıdır. Bu ısı her hafta 3 derece azaltılır.

İlk gün % 2′ lik şekerli su verilir. Böylece civcivlerin bağırsakları temizlenir, su içmesi kolaylaşır.

Yem % 26-28 proteinli olmalıdır. En az 45 gün bu yem yedirilmelidir.

Aydınlatmaya 15 gün devam edilir.

Palazlarda Çok Nazik Olurlar…

Hindi palazları özenle büyütülmek ister. Kümes ısısı 22-25 derece olmalıdır. 45′ inci günden sonra % 20-22 proteinli yem ile beslenmelidir. Ayrıca vitamin takviyesi gerekir. Vitamin takviyesi stresi önlemede yardımcı olur.

Stres

Hindi palazlarına en çok zayiat verdiren neden strestir. Hayvanların çok sakin bir ortamda olması gerekir. Bu amaçla sürekli gözetleme yapmalıdır. Yeterli büyüme ve gelişme yoksa nedeni araştırılmalıdır.

Kümeste metrekareye 4-5 palaz düşmelidir. Yer sistemli kümeslerde planya talaşı serilmelidir. En iyisi 2/3 tünek sistemidir.

Meraya Çıkarma

60 günlük olunca, meraya çıkabilirler. Günde 1 saat artırılarak, her gün meraya çıkarılırlar. Merada otlarlar. Hava şartları uygun olmalıdır. Mera parazitli olmamalıdır.

Sanayi yemi yerine kırılmış tane yem verilebilir. Ama vitamin takviyesini unutmayalım.

Anaç Hindiler

Anaç hindiler, ticari yetiştirmede metrekareye 2-3 adet konabilir. Damızlık sürülerde metrekareye 1-1,5 hindi hesaplanır.

Mera beslenmesi hem kolay hem de karlıdır. Onun için bu dönemde meradan bol bol yararlanmalıdır.

Resim 2: Anaç hindiler

Pazarlamaya yakın mısır karıştırılmış yem verilmeli. Hem etin kalitesi artar, hem görüntüsü iyileşir.

Yağışlı havalarda hindileri dışarıya salmayın. Hindilerin sağlığı açısından bu çok önemli…

Hindicilik nasıl bir kümeste yapılmalı �!

Ülkemizde çiftçilerimiz mera şartlarına göre hindi palazı üretimi yaptıklarından, kümesler palaz döneminde önem kazanmaktadır. Kümes hayvanları içerisinde en hassas kümes hayvanı hindidir. Hindicilik yapılacak kümesin kapalı, aydınlatması, ışıklandırılması, ısıtılması yeterli olmalıdır. Kümes tabanlarının l00-l50 hindi palazını alacak şekilde bölünmesi, altlarına 8-10 cm kalın çam talaşı serilmesi gerekmektedir.

Resim 3: Anaç barınağı

Isı ihtiyacı 35 o C’ den başlayıp her hafta l o C düşürülmelidir. Havalandırma tek taraflı olmalı, palazlar hava cereyanından korunmalıdır. Palazlar büyüdükçe yerleri genişletilmelidir.

Hindi palazları ana makinelerinde de büyütülebilir. Bu makinelerde maksimum 2-3 hafta büyütülmesi tavsiye olunur. Palazlar 1 aylık olduktan sonra ara bölmeler kaldırılır, 6-8 hafta arasında yavaş yavaş meraya alıştırılır.

Kümes Büyüklüğü :

Besi yapılacak hindi kümeslerinde 1. hafta 1m²’ ye 20-25 adet, 2. hafta 15-20 adet, 3.hafta 10 adet, 7-10. hafta 6-7 adet, 10-24. hafta 4-5 adet hindi hesaplanır.

Tavan :

Sıcak ve soğuğa karşı tecritli olmalı, çatı muntazam olmalı, kümes yüksekliği yerden 2-2,5 m olmalıdır.

Taban :

En sıhhatlisi beton olanlardır. Sıkıştırılmış topraktan da olabilir.

Duvarlar :

Sıvalı, tecritli, içi ve dışı kireçle badana olmalıdır.

Pencereler :

Çift taraflı, telle kapalı, açılıp kapanabilir olmalı, aydınlatma için yeterli miktar ve büyüklükte olmalıdır.

Isıtma :

Kaloriferli, sobalı olabilir. Palazların ısı ihtiyacını tam olarak karşılamalıdır.

Yemlik ve Suluklar :

Haftalara göre yemlik ve suluk miktarları aşağıya çıkartılmıştır.

Yaş

1 Palaz için

Yemlik uzunluğu

100 Palaz için Yemlik Miktarı

1 Palaz için suluk

uzunluğu

100 Palaz için

suluk Miktarı

1-2 hafta

5 cm

5 adet

1 cm

1 adet

3-4 Hafta

8 cm

8 adet

2 cm

2 adet

5-6 Hafta

10 cm

10 adet

3 cm

3 adet

6-12 Hafta

12 cm

12 adet

4 cm

4 adet

17-24 Hafta

15 cm

15 adet

5 cm

5 adet

Altlık :

Kullanılacak atlık küflü, nemli olmamalıdır. Altlık olarak talaş, sap, kuru ot gibi nemi çeken materyaller kullanılabilir. Bizim tavsiyemiz kalın planya talaşıdır.

 

Aydınlatma :

Aydınlatma ampul veya florosanla olabilir. 60 wattlık bir ampul 15 m²’ lik kümes tabanına gelecek şekilde hesaplanmalı, yerden yüksekliği 2 m. olmalıdır.

DEĞERLİ ÜRETİCİ….!

Başarılı bir üreticilik için üretim istasyonu yöneticileriyle diyaloga geç, gerekli bilgileri öğren ve uygula.

a) Palaz teslim tarihini öğren ve palazları almadan l gün önce sobaları yak ve ısıyı 35 0 C’ de tut ve her hafta l-2 0 C ısıyı düşür.

b) Kümesin yerleşim merkezinin dışında, mümkünse meraya yakın olmasına dikkat et.

c) Kümesin kaba ve ince temizliğini yap, duvarları kireçle badana et.

d) Piyasada satılan dezenfektanlarla kümesin tabanı, duvarları ve tavanı dezenfekte et.

e) Palazları yetiştireceğin kümesin yakınlarında hiçbir kümes hayvanının olmamasına özen göster.

f) Kümeste kullanacağın her türlü malzemeyi dezenfekte ettikten sonra kullan.

g) Kümes tabanına l0-l2 cm. kalınlıkta talaş ser ve kirlendikçe temizle ve yenisi ile değiştir.

h) Kümes alanını l00-l50 palaz alacak şekilde bölümlere ayır. Yoksa bir yığılma halinde ölüm fazla olacaktır.

i) Kümes bölümlerine yeteri kadar dezenfekte edilmiş suluk ve yemlik koy. Başlangıçta palaz başına 1 cm suluk ve 5 cm yemlik bir yeterlidir.

j)Kümese bakıcılar dışında kimsenin girmesine müsaade etme ve kümese yabani kuşlarında girmesini önle.

Bu önlemleri alırsan palaz ölümleri % 5-10 � u geçmez.

PALAZLARIMIZA NASIL YEM VERELİM

Yemin ÇeşidiHam Protein % Enerji Ku llanma Yaşı

Hindi Palaz yemi 28 2800 0-8 hafta

Hindi palaz büyütme yemi 21 3100 9-16 hafta

Damızlık hindi geliştirme yemi 14 2800 17.hafta

Hindi besi yemi 16 3300 Satışa kadar

Damızlık hindi yumurta yemi 16 2800 Yumurta dönemi

Hindi palazı 1,5-2 aylık olduktan sonra meraya çıkabilir. Palaz geliştikten ve hindi olduktan sonra dahi merada ne kadar yayılırsa yayılsın hindilere akşamları mutlaka yem takviyesi yapılmalıdır. Özellikle hindiler arazide besleniyorsa hindilerin su kaynağı tahlil edilmeli, temiz su olduğu anlaşıldıktan sonra hayvanın su ihtiyacı bu suyla karşılanmalıdır. Hindi palazının ilk 2 aylık döneminde mutlaka hindi palaz yemiyle beslenmelidir. Çünkü palazların bu dönemde vücut gelişmesi çok hızlıdır, hayvanın iskelet sistemini geliştirdikten sonra et düzmeye başlar.

Palaz yemi yedirildikten sonra fabrika yemine devam edilmesi tavsiye edilir. Durumu müsait olmayan veyahut ta yem giderini azaltmak isteyen çiftçiye şu rasyonu verebiliriz. 1 kg mısıra 1 kg buğday katılır, normal yemin içerisine yarı yarıya katarak verilebilir, ve yahut ta meradan sonra sadece mısır, buğday kırmasıyla hindiler besiye çekilir, hindiler hem kilo alır, hem de etin randımanı yüksek olur.

 

Nelere Dikkat Edilmeli….!

Hindi palazlarında ışıklandırma çok önemlidir. Üretici palazları satın aldıktan sonra 1. hafta 24 saat kümes ışıklandırılmalıdır. 2. haftadan itibaren her hafta 1 saat azaltılarak normal gün ışığına getirilmelidir.

Palazların içme sularına ilk üç gün suyu hafif tatlandıracak kadar toz şeker verilmelidir. Ayrıca palazların ilk 3 gün yemlerine ayçiçek yağı ile nemlendirilerek yedirilmesi de önemlidir. Çünkü hindiler kümes hayvanları içerisinde bağırsak sistemleri en hassas hayvanlardır. Ayrıca içme sularına karıştırdığımız şeker hayvanların dayanıklı olmasını, ilaç koruyucu olmasını sağlar, yemi yağlandırarak verdiğimiz zaman hayvanın bağırsaklarında sıkışan pislik bir an önce dışarıya atılmış olur. Bundan sonra normal su ve yeme dönülür.

Ayrıca hindi palazlarına 15 günde 1 gün vitamin verilirse hayvan daha sağlıklı gelişir. Hastalıklara karşı daha mukavemet göstermesi sağlanır. Hayvanlar merada taşını kumunu alabilir. Eğer tereddüdünüz varsa 4-5 aydan sonra 0,3 mm irilikte mozaik verilerek hayvanların anorganik madde ihtiyacı karşılanmalıdır.

Merada su bulundurulması ve hayvanların mutlaka temiz suyla sulanması sağlanmalıdır. Ayrıca merada hayvanlar için doğal gölgelik (ağaç vs.) yoksa suni gölgelikler tesis edilmelidir. Kesime 15-20 gün kala hindiler kapalı yere alınarak kesif yemle beslenmelidir. Bu dönemde hayvanlara kırdırılmış mısırda verilebilir. Bu yemler hindilerin semirmesini ve etin kalitesini artırır, kesimde hindi etinin sarımtırak beyaz olmasını sağlar.

Hastalıklara Karşı Koruyucu Tedbirler

Yetiştiricilikte esas kaide; hayvanları daima sıhhatli canlı tutmaktır. Mühim olan hastalık gelmeden gerekli önlemleri almaktır. Aşağıdaki tedbirleri öneriyoruz.

Anaç ve palazlar ayrı kümeslerde beslenmelidir. Hindi yetiştirilecek bölgede başka hiçbir kanatlı hayvan olmamalıdır. Damızlık yumurta, palaz mutlaka sağlam sürülerden alınmalıdır. Kümesler boşaltıldığında sodalı su ile yıkanmalı, badana ve dezenfekte edilmelidir. Kümeste kullanılan suluk, yemlik ve diğer alet ve malzemeler dezenfekte edilmelidir. Yataklıklar temiz ve kuru olmalıdır. Temiz yem kullanılmalı, küflü ve bayat yem kullanılmamalıdır. Kümeslere kapasitenin üzerinde hayvan konmamalıdır. Koruyucu aşıları zamanında yapılmalıdır. Kümeste hastalık görüldüğünde veteriner kontrolünde tedavi edilmeli, hastalıktan ölen hayvanlar ya yakılmalı yada üzerine bol kireç serpilerek toprağa gömülmelidir. Kümes bakıcıları aynı elbise ve ayakkabı ile kümese girmeli, kümes girişlerinde toz kireç ve dezenfektanlı su bulundurulmalı, kümes bakıcıları dışında yabancı kişilerin kümeslere girişleri engellenmelidir. Yabani kuş, fare, kedi, köpeklerin kümeslere girişleri engellenmelidir. Zaman zaman sularına koruyucu olarak vitamin veya antibiyotik türü ilaçlar verilmelidir.

Hindi palazları çok hassas olup, en ufak ihmalde çeşitli hastalıklar ve ölümler görülebilir. Düzensiz ısı nedeniyle sık sık ishal olurlar. Bu ishallerde Veteriner Hekim tarafından tavsiye edilen uygun bir ilaç verilir.

kaynak

Doç. Dr. Gürsel DELLAL
Uzm. Vet. Hek. Hasan ZEYBEK
Uzm. Vet. Hek. M. Rıfat COŞKUNER
Uzm. Vet. Hek. Ragıp BAYRAKTAR
Uzm. Vet. Hek.Aysel ÖZSOY
Vet. Hek. Aydın GÜRDAL
Vet. Hek. Ayten AKMAN
Vet. Hek. Emine AKSOY
Vet. Hek. Fatma KOÇ
Vet. Hek. Fatma KOÇ
Vet. Hek. Hekim Fahri ŞEN
Vet. Hek. M. Arda SEYİSOĞLU
Vet. Hek. Öznur YAZICIOĞLU
Vet. Hek. Patolog Dr. Hamdi GİRGİN
Vet. Hek.Ayşen TOKAY
Vet. Hekim. Semra ARAL
Zir. Yük. Müh. Dr. M.Latif TÜREDİ
Zir. Yük. Müh. Dr. Özer KOVAN
Zir. Yük. Müh. Erdem ÖNER
Zir. Yük. Müh. Erman KARAMAN
Zir. Yük. Müh. Hüseyin ADALIĞ
Zir. Yük. Müh. İbrahim BÜYÜKBEBECİ
Zir. Yük. Müh. Naran SAREYYÜPOĞLU
Zir. Yük. Müh. Sefa YELMEN
Zir. Yük. Müh. Süleyman KELTEN
Zir. Yük. Müh. Uluer AKIN
Zir. Yük. Müh. Yıldız AKIN
Zir. Yük. Müh.Ali Gazi BOĞA
Zir. Yük.Müh. Dr. Ayşe UYSAL
Zir. Yük.Müh. Dr. Bekir KADIOĞLU
Zir. Yük.Müh. Kadir ÖZMELİOĞLU

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

tarım,hayvancılık,hayvancılık ve tarım,gıda,gıda tarım ve hayvancılık,gıda tarım ve hayvancılık bakanlığı,tarım fuarı,ilçe tarım,organik,organik tarım,tarım il,tarım bakanlığı,tarım desteklemeleri,tarım destekleri,hibe,hibe 2013,destek 2013,kredi 2013,tarım makinaları,topraksız tarım,büyükbaş haybancılık,küçükbaş hayvancılık,teşvikleri,tarım ilçe müdürlüğü,organik tarım ürünleri,tarım fuarı 2013,tarım köyişleri bakanlığı,tarım bakanlığı personel,gıda tarım bakanlığı,gıda ve hayvancılık bakanlığı,gıda tarım,tarım il müdürlüğü,tarım il müd,tarım hayvancılık,gıda tarım hayvancılık,tarım ziraat,hayvancılık hibe,tarım bakanlığı hayvancılık,hayvancılık desteklemeleri,2013 hayvancılık desteklemeleri,tarımsal destekler,tarım destek 2013,teşvik belgesi,teşvik belgesi yatırım,teşvik hayvancılık,türkiye hayvancılık haritası,tarım ürünleri,tarım aletleri,ürün fiyatları,yumurta fiyatları,buğday fiyatları,2013 buğday fiyatları,buğday borsası,hububat fiyatları,ticaret borsa,buğday fiyatı,kurbanlık fiyatları,meyve,sebze,buğday,hububat,tahıl,gıda fiyat,ürün fiyat,yem,yumurta,yem fiyatları,inek,koyun,balık,keçi,saanen,organik,Globalgap, Organik Tarım nedir, organik tarım sertifikası, Organik Tarım Sertifikası başvuru formu, organik tarım sertifikası nasıl alınır, Organik ürün sertifikası, Organik-Ekolojik Tarım Kontrol ve Sertifikasyon Kuruluşları, bir inek günde kaç litre süt verir, holstein inek günde kaç litre süt verir,çks ödemeleri,kurbanlık fiyatları,kipa kurbanlık fiyatları,desteklemeler ödeniyor,yediveren çilek,tarla almak için kredi,tarla kredisi,hayvancılık kredisi,tarım kredileri,av köpekleri,tırnak makası,hibe destekleri,kosgeb teşvikleri,küçükbaş tırnak makası,nimet,nimet hayvancılık,Globalgap, Organik Tarım nedir, organik tarım sertifikası, Organik Tarım Sertifikası başvuru formu,organik tarım sertifikası nasıl alınır,Organik ürün sertifikası,Organik-Ekolojik Tarım Kontrol ve Sertifikasyon Kuruluşları,tohum,tohum fiyatları,bitki hastalıkları,armut,asma,badem,çilek,elma,fındık,incir,kayısı,kiraz,limon,mandarin,nar,portakal,şeftali,turunçgil,tropikal meyveler,zeytin,bamya,bezelye,biber,domates,fasulye,hıyar,ıspanak,karpuz,kavun,lahana,maydanoz,patlıcan,sarmısak,soğan,turp,ayçiçeği,fiğ,kanola,korunga,mısır,pamuk,şeker pancarı,yonca,tarım fuarı 2013,sağlık,şifalı bitkiler,yetiştiriciliği

0 views

TAVŞAN YETİŞTİRİCİLİĞİ

15 Eylül 2012 Yazan  
Kategori Genel, tavşan yetiştiriciliği

TAVŞAN YETİŞTİRİCİLİĞİ

Tavşanlar; yüksek döl verimli ve yemi çok iyi değerlendirerek ürüne çevirme özelliğine sahiptirler. Bu hayvanlar yünü, eti ve kürkü için yetiştirilirler. Tavşan yetiştiriciliği bilhassa Fransa olmak üzere pek çok ülkede yapılmakta olup, henüz ülkemizde yaygın değildir. Konuya ilgisi olan yetiştirici için, kolay beslenen çabuk üreyen bu hayvanla ilgili genel ve pratik bilgiler verilecektir.

Tavşan Irkları ve Özellikleri

Tavşan ırklarını genellikle üç grup altında inceleyebiliriz:

Tavşan Irkları

1.Cüsse büyüklüğü ve tüy

2.Verim Yönlerine göre

3.Ağırlıklarına göre

4.Uzunluğuna göre

Tanınmış olan bazı tavşan ırkları ve özellikleri aşağıda özetlenmiştir.

 

Yeni Zelanda Beyaz:

Yaygın et tavşanı ırkıdır. Canlı ağırlık dişilerde 4.5-5.5 kg , erkeklerde 4-5 kg arasındadır. Bir batında(doğumda) 10 yavru doğurur. Anaçlık yeteneği fazladır.

 

Kaliforniya:

Et verim yönlüdür. Yeni Zelanda beyaz tavşanına benzer. Bu ırkta burun ,kulaklar ve kuyruk siyahtır. Çabuk gelişir.

 

Şinşila:

İdeal et ve kürk tavşanıdır. Canlı ağırlık 5 kg civarındadır. Kırçıllı gri görünümlüdür. Bu tavşanların 4-5 aylık kürkleri değerlidir.

Mavi Viyana:

Sağlam yapılıdır. Renkleri donuk mavidir. Kürk ve et hayvanıdır. Canlı ağırlık 3.5-4 kg arasındadır.

 

Ankara Tavşanı:

Yün hayvanı olup etlerinden de yararlanılır. Anavatanı Ankara yöresi olduğu için bu ad verilmiştir. Hassas hayvanlardır. Yetiştiriciliği ihtimam ister. Yünün kalitesi, beslenme ve iklime göre değişir. Canlı ağırlık 3.5 kg civarındadır.

Resim 1: Kısa tüylü tavşan

 

Tavşanların Üremesi

Tavşanlar hızlı üreyen ve bir doğumda birden fazla yavru yapan hayvanlardır. Gebelik süreleri 28-31 gündür. Dişilerin ve erkeklerin ilk damızlıkta kullanılma çağı ırka ve hayvanların gelişme durumuna bağlı olarak değişir. Cinsel olgunluğa erişimi ırklara göre 4-10 ay arasında farklılık gösterir. Dişilerin ilk aşımda kullanılması için ergin canlı ağırlığının %75′ni kazanması lazımdır. Ortalama damızlıkta kullanılma süreleri 2 yıldır. Sürüde 8-10 dişi için bir erkek bulundurulur.

Gebeliği önleyen etmenler yalancı gebelik, mevsim, yaş, zayıf kondisyon ve hastalıktır.

Dişi kızgınlık gösterdiğinde huysuzluk, iştah azalması, yuva hazırlaması, suluklara çenesini sürtme gibi belirtiler gösterir. Aşım erkeğin kafesinde yaptırılır. Dişi kafesinde başka tavşan istemez. Aşımın olduğu, erkeğin yana devrilmesinden anlaşılır. Gebelik gerçekleşince gebe hayvanlar sakinleşir, doğumdan 2-3 gün önce göğüs ve karın tüylerini yolarak yuva hazırlamaya başlar. Doğum genellikle gece olur. Doğan yavru sayısı 1-18 arasında değişmekle beraber ortalama 8-10 arasındadır. Yavrular gözleri kapalı ve tüysüz doğar, birkaç gün içinde tüylenme başlar, 10. günde gözleri açılır. Tavşanlar genelde yavrularını günde bir iki kez çoğunlukla sabah emzirirler. Süt verme süresi genelde 6 haftadır.6 hafta sonra yavrular sütten kesilir. Yıllık yavrulama sayısını arttırmak için 4 haftadan sonra sütten kesim yapılabilir. Sütten kesimden sonra 6-8 adedi bir arada yavru büyütme kafeslerine konur.

Resim 2: Doğum kutusundaki tavşanlar

 

Tavşanlarda Besleme

Yeni doğmuş tavşanın beslenmesi tamamen anası tarafından sağlanır. Ananın yavrularına ilk 24 saat zarfında verdiği süt özel olup, koruyucu etkilidir.3 haftalık genç tavşanlarda sıvı alma yavaşlar, 2-3 gün sonrada katı gıda ile beslenebilirler. Tavşanların gece yem tüketim alışkanlıkları olduğu için önlerinde sürekli yem ve su bulundurulmalıdır. Ergin tavşan günde 100-140 gr kesif yem tüketir. 4 haftalık tavşan ergin tavşanın tükettiğinin 1/3(üçte birini)’ nü tüketir. Çevre sıcaklığı arttıkça yem tüketimi azalır, su tüketimi artar. Tavşanların beslenmeleri, dişi veya erkek oluşu, gebe olması, emzirme dönemi, kuruda olması ve besiye alınmasına göre değişir.

Tavşanların beslenmesinde değişik besin maddeleri kullanılabilir. Örnek olarak yonca + dane mısır verilecek ise % 65 yonca, % 35 mısır uygulanır. Mısır yaş ise oran % 45′lere çıkarılır. Yulaf+yonca ise yüzde 60 yonca, % 40 yulaf kullanılır. Karbonhidratlı yemler yulaf, mısır, buğday, arpa ve değirmen artıklarıdır. Proteinli yemler soya, yer fıstığı, keten, susam, pamuk tohumu küspesidir. Kuru ot olarak yonca, fiğ, burçak, soya fasulyesi, yer fıstığı kullanılır. Kuru otlar hem kilo aldırır hem de yem tüketimini azaltır. Yeşil yemler ve kökler, havuç, patates, şalgam, hayvan pancarı, şeker pancarı gibi yemlerdir.

Resim 3: Kuru ot tavşanlara yararlıdır.

Tavşanlar üç farklı şekilde beslenirler:

1.İşletmenin kendi ürettiği yemlerle yapılan beslemedir.

2.İşletmenin hem kendi ürettiği yem, hem de karma yem kullanılarak yapılan beslemedir.

3 .Karma peletle yapılan beslemedir

İkinci besleme şekli en uygunudur. İşletmenin meyve ve sebze atıkları değerlendirilmiş olur. Pelet yem verirken yanında muhakkak kuru ot yedirmek gerekir. Yemleme yaparken bazı yemlerin zararlı etkileri göz önünde bulundurulmalıdır. Tavşanlara fazlaca lahana, karnabahar, kolza verilirse guatr hastalığına yol açar. Ispanak ve pazı fazla verilirse kasılmalara neden olur. Soya fasulyesi ile diğer fasulyelerin fazlası da hayvanların büyümelerini engeller.

Resim 4: Tavşan beslemede sanayi yemi de kullanılabilir.

Çevre Faktörleri

Diğer evcil hayvanlarda olduğu gibi tavşan yetiştiriciliğinde de 4 önemli çevre faktörü vardır:

Sıcaklık:

Tavşanlar sabit sıcaklığa sahip (sıcak kanlı) hayvanlardır. Tavşanlar bu dengeyi sağlayabilmek için yem tüketimini arttırırlar veya azaltırlar. Çevre sıcaklığının genelde 14-18 ºC civarında olması tavsiye edilir.

 

Nem:

Tavşanlar % 55′den daha düşük ortam nemine karşı duyarlıdırlar. Sıcaklığın yüksek olduğu devrelerde nemde yüksek olursa hayvanlarda halsizliğe varan rahatsızlıklar görülür. Bunun aksine nem çok az olup hava kuru ise deri ve kürkün matlaşması ve solunum yolları hastalıklarının ortaya çıkmasına neden olur.

 

Havalandırma:

Tavşancılıkta havalandırma yapılması; tavşanlar tarafından çıkarılan gazların (CO 2 ), altlık ve gübre ile oluşan gazların (NH 3 , H 2 S, CH 4 vd.) atılması, oksijen sağlanması, fazla nemin azaltılması ve hayvanların çıkardığı fazla ısının atılması içindir.

 

Aydınlatma:

Gelişmekte olan tavşanlar ve dişi tavşanlar için önemlidir. Aydınlatma dişi damızlıklarda sinir sistemini ve dolaylı olarak hormonal faaliyeti etkilemektedir. Dişilerin 16 saatlik, erkeklerin 8 saatlik aydınlatma istekleri vardır. Aynı ortamda olan bu tavşanlara 12 saatlik aydınlatma optimum üretimi sağlamaktadır.

 

Tavşan barınakları ve ekipmanları:

Barınaklarda gerçekleştirilmesi gereken esaslar, tavşanlar için en uygun şartları sağlaması ve günlük işlerin kolayca yapılmasına elverişli olması gerekir. Tavşan barınakları genelde eğimli arazilerin güney ve güneydoğu tarafı yamaçlarına kurulur. Tavşan barınakları taş, tuğla ve betondan yapılırsa sağlam, temiz ve kuru olur. Tavşan başına 0.8-1 metrekare taban alanı düşünülür. Pencereler taban alanının yüzde 5′ i kadar olmalıdır. Barınaklarda sıcaklık 10 derecenin altına 25 derecenin üstüne çıkmamalıdır. Temiz havanın yeterli miktarda ve hızda barınağa girmesi sağlanmalıdır.

Tavşan yetiştiriciliğinde kullanılan önemli ekipmanlar, kafes, suluk, yemlik , otluk ve doğum kutusudur.

 

Kafes:

Tavşanların barındırıldıkları kafesler bir, iki ve üç katlı olurlar. Anaç tavşanlar kafeslerde ayrı ayrı barındırılırlar. Kafesler metal ve ahşap olabilir. Bir kafes 80 cm uzunluğunda 60 cm eninde, 35-50 cm yüksekliğinde olur. Tabanı tel örgü veya ızgara olmalıdır.

Resim 5: kafesler

Suluk:

Tavşanlar yeşil yem yanında kuru yemde tükettikleri için su tüketmek zorundadırlar. Suluklar genelde şişeli ve otomatik şekildedir.

Küçük işletmelerde şişeli suluklar kullanılır. Büyük işletmelerde otomatik suluk gereklidir. Verilen su temiz ve taze olmalı , çok sıcak veya soğuk olmamalıdır.

 

Yemlik ve otluk:

Yemlik ve otluklar kolay temizlenebilen ve dezenfekte edilebilen, kafesten kolayca sökülüp takılabilen tipte olmalıdır. Yemlikler kafes dışına, otluklar kafes içine yerleştirilir. Yemlik ve otluklar kafes dışında doldurulabilmelidir.

 

Doğum kutusu:

Tavşan yetiştiriciliğinde en önemli ekipmanlardan birisidir. Tahta, sunta ve plastikten yapılır. Uzunluğu 40-45 cm, derinliği ve yüksekliği 30 cm’ dir. Tahta ve sunta tavşan kemirmesin diye içi madeni bir levha ile kaplanır.

Resim 6: Bir tavşan barınağı

 

Kesim ve Yüzme İşlemi:

Kasaplık tavşanlar 2,5 � 3 kilo olunca kesilirler Tavşan baş aşağı iken kesilir. Kesimden 15 dakika sonra yüzmeye geçilmelidir.

Önce bacak derisi diz altından kuyruğa kadar yüzülür, sonra post aşağı doğru el ile sıyrılarak tulum çıkarılır. Yüzmede mümkün olduğu kadar bıçak kullanmamaya çalışılmadır. Kesikler derinin değerini düşürür. Postta et ve yağ parçası kalmamalıdır.

Tavşan yüzüldükten sonra iç organları temizlenir. Karaciğer yürek ve böbreği tekrar gövde içine bırakılır. Tüm gövde soğuk su ile yıkanır, sonra 2-4 derecedeki soğutucuya konarak saklanır. Bütün veya parça olarak pazara sevk edilir.

 

Tavşan Postları:

Yüzülen post hemen boyun kısmı yukarı gelecek şekilde kurutma kalıplarına geçirilmelidir. Üzerinde et, yağ varsa kazınmalıdır.

Kurutma yeri 18-22 derece sıcaklığında, kuru ve havadar olmalıdır. Böylece 15 gün içinde postlar kurur.

Kuruyan post kalıptan çıkarılır, kürklü tarafı güve ve böceklere karşı ilaçlanır. Postları saklandığı yerde böcek, sinek, fare bulunmamalıdır.

kaynak

Doç. Dr. Gürsel DELLAL
Uzm. Vet. Hek. Hasan ZEYBEK
Uzm. Vet. Hek. M. Rıfat COŞKUNER
Uzm. Vet. Hek. Ragıp BAYRAKTAR
Uzm. Vet. Hek.Aysel ÖZSOY
Vet. Hek. Aydın GÜRDAL
Vet. Hek. Ayten AKMAN
Vet. Hek. Emine AKSOY
Vet. Hek. Fatma KOÇ
Vet. Hek. Fatma KOÇ
Vet. Hek. Hekim Fahri ŞEN
Vet. Hek. M. Arda SEYİSOĞLU
Vet. Hek. Öznur YAZICIOĞLU
Vet. Hek. Patolog Dr. Hamdi GİRGİN
Vet. Hek.Ayşen TOKAY
Vet. Hekim. Semra ARAL
Zir. Yük. Müh. Dr. M.Latif TÜREDİ
Zir. Yük. Müh. Dr. Özer KOVAN
Zir. Yük. Müh. Erdem ÖNER
Zir. Yük. Müh. Erman KARAMAN
Zir. Yük. Müh. Hüseyin ADALIĞ
Zir. Yük. Müh. İbrahim BÜYÜKBEBECİ
Zir. Yük. Müh. Naran SAREYYÜPOĞLU
Zir. Yük. Müh. Sefa YELMEN
Zir. Yük. Müh. Süleyman KELTEN
Zir. Yük. Müh. Uluer AKIN
Zir. Yük. Müh. Yıldız AKIN
Zir. Yük. Müh.Ali Gazi BOĞA
Zir. Yük.Müh. Dr. Ayşe UYSAL
Zir. Yük.Müh. Dr. Bekir KADIOĞLU
Zir. Yük.Müh. Kadir ÖZMELİOĞLU

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

tavşan,kanatlı,tarım,hayvancılık,hayvancılık ve tarım,gıda,gıda tarım ve hayvancılık,gıda tarım ve hayvancılık bakanlığı,tarım fuarı,ilçe tarım,organik,organik tarım,tarım il,tarım bakanlığı,tarım desteklemeleri,tarım destekleri,hibe,hibe 2013,destek 2013,kredi 2013,tarım makinaları,topraksız tarım,büyükbaş haybancılık,küçükbaş hayvancılık,teşvikleri,tarım ilçe müdürlüğü,organik tarım ürünleri,tarım fuarı 2013,tarım köyişleri bakanlığı,tarım bakanlığı personel,gıda tarım bakanlığı,gıda ve hayvancılık bakanlığı,gıda tarım,tarım il müdürlüğü,tarım il müd,tarım hayvancılık,gıda tarım hayvancılık,tarım ziraat,hayvancılık hibe,tarım bakanlığı hayvancılık,hayvancılık desteklemeleri,2013 hayvancılık desteklemeleri,tarımsal destekler,tarım destek 2013,teşvik belgesi,teşvik belgesi yatırım,teşvik hayvancılık,türkiye hayvancılık haritası,tarım ürünleri,tarım aletleri,ürün fiyatları,yumurta fiyatları,buğday fiyatları,2013 buğday fiyatları,buğday borsası,hububat fiyatları,ticaret borsa,buğday fiyatı,kurbanlık fiyatları,meyve,sebze,buğday,hububat,tahıl,gıda fiyat,ürün fiyat,yem,yumurta,yem fiyatları,inek,koyun,balık,keçi,saanen,organik,Globalgap, Organik Tarım nedir, organik tarım sertifikası, Organik Tarım Sertifikası başvuru formu, organik tarım sertifikası nasıl alınır, Organik ürün sertifikası, Organik-Ekolojik Tarım Kontrol ve Sertifikasyon Kuruluşları, bir inek günde kaç litre süt verir, holstein inek günde kaç litre süt verir,çks ödemeleri,kurbanlık fiyatları,kipa kurbanlık fiyatları,desteklemeler ödeniyor,yediveren çilek,tarla almak için kredi,tarla kredisi,hayvancılık kredisi,tarım kredileri,av köpekleri,tırnak makası,hibe destekleri,kosgeb teşvikleri,küçükbaş tırnak makası,nimet,nimet hayvancılık,Globalgap, Organik Tarım nedir, organik tarım sertifikası, Organik Tarım Sertifikası başvuru formu,organik tarım sertifikası nasıl alınır,Organik ürün sertifikası,Organik-Ekolojik Tarım Kontrol ve Sertifikasyon Kuruluşları,tohum,tohum fiyatları,bitki hastalıkları,armut,asma,badem,çilek,elma,fındık,incir,kayısı,kiraz,limon,mandarin,nar,portakal,şeftali,turunçgil,tropikal meyveler,zeytin,bamya,bezelye,biber,domates,fasulye,hıyar,ıspanak,karpuz,kavun,lahana,maydanoz,patlıcan,sarmısak,soğan,turp,ayçiçeği,fiğ,kanola,korunga,mısır,pamuk,şeker pancarı,yonca,tarım fuarı 2013,sağlık,şifalı bitkiler,yetiştiriciliği

6 views

Kaz yetiştiriciliği

14 Eylül 2012 Yazan  
Kategori Kaz yetiştiriciliği

KAZ YETİŞTİRİCİLİĞİ:

Eti tencereye, tüyü yastığa, ciğeri yurt dışına.

Kaz, kolay yetişen bir hayvandır. Hastalıklara dayanıklıdır. Merada otlayarak beslenir, ekonomiktir.

Eti sevilerek yenir. Yağı yemeklerde kullanılabilir. İnce tüylerinden yastık, yorgan yapılır. Kaz ciğeri yurt dışında çok sevilir, onun için ihracatını yapabiliriz.

Kars, Ağrı, Erzurum yörelerimizde yaygın olarak yetişiyor.

Resim 1: Kaz sürüsü

Kaz ırkları:

Dünyanın çeşitli yerlerinde gelişen kaz ırkları vardır. Embden kazı Almanya’da, Tuluz kazı Fransa’da, Çin kazı Çin’de, Roman kazı İtalya’da yetişir.

Bu ırklar gelişmiş ırklardır. Canlı ağırlıkları fazladır, yumurta verimleri fazladır.

Yerli ırk olarak ülkemizde yetişenlerin erkekleri 4-5 kilo, dişileri 3-4 kilo gelir. Bir dönemde 10-15 yumurta yumurtlar.

Kazların Üretimi

Kuluçka makinelerinde üretim henüz yaygın değildir. Düzgün, temiz, biçimli yumurtalar kuluçka makinesine yerleştirilmeden önce fumige edilir. Yani mikroptan arındırılır. Sonra kuluçka makinesinin gelişme bölümüne yerleştirilir. 7. günden sonra, haftada bir kere ışıklı muayene yapılır. Böylece dölsüz yumurtalar veya embriyosu ölen yumurtalar ayrılır.

27. gün, yumurtalar çıkış bölümüne geçirilir. 30 . günde civcivler çıkmaya başlar.

Tabii kuluçka ile üretim dişi kazları kuluçkaya yatırarak olur. Her anaç 10-12 yumurtaya yatırılır, bunların 8-9′ undan civciv çıkar.

Bakım ve Besleme

 

Civcivler

Temiz bir kümeste, iyi havalandırılmış ve rutubetsiz bir ortamda tutulmalıdır. Geceleri hafif ışıklandırma yapılmalıdır. Başlangıçta yüzde 20-22 proteinli civciv veya hindi palazı yemi verilir.

Resim 2: Kaz civcivleri

Palazlar

İyi havalarda, uygun merada varsa, palazlar bir haftalık olunca meraya salınabilir. Palazlar yağmurdan ve ıslanmaktan korunmalıdır. Kümeste altlıkları daima kuru olmalıdır.

Palazlar 1 aylık oluncaya kadar 40-50 adedi bir arada, bölmelere konur. Yemler lapa halinde veya pelet olarak verilirse, yem zayiatı önlenir.

Resim 3: Kaz palazları

Anaçlar

Meradan yararlanan kazlara 100 gram kadar hububatlı lapa verilebilir. Bu ek yem akşamları verilmelidir. Merada güneşten koruma için gölgelikler yapmalıdır.

Besiye alınan kazlar son 3-4 hafta günde 3 öğün beslenir ve az hareket ettirilirse, çabucak kilo alırlar.

Damızlık kazlar

Kış boyunca, tarla artığı, yoncalı, yeşil otlu, mısır silajlarını severek yerler. Bunlara, yumurtlamadan önceki dönemde bir ay kadar arpa lapası veya tahıl karışımlı lapa vermelidir. Karışım, iki kısım mısır, iki kısım arpa, bir kısım buğday şeklinde olabilir.

Kaz barınakları

Kazlar soğuğa dayanıklıdır. Özel barınaklara gerek duyulmaz. Ahır veya kümeste ayrılacak bir bölmede veya kullanılmayan ahırlarda veya kümeslerde yetiştirilebilirler. Önemli olan, kuru bir altlık, iyi bir havalandırmadır. Akarsu veya havuz varsa, kazlar için çok yararlı olur.

kaynak Doç. Dr. Gürsel DELLAL Uzm. Vet. Hek. Hasan ZEYBEK Uzm. Vet. Hek. M. Rıfat COŞKUNER Uzm. Vet. Hek. Ragıp BAYRAKTAR Uzm. Vet. Hek.Aysel ÖZSOY Vet. Hek. Aydın GÜRDAL Vet. Hek. Ayten AKMAN Vet. Hek. Emine AKSOY Vet. Hek. Fatma KOÇ Vet. Hek. Fatma KOÇ Vet. Hek. Hekim Fahri ŞEN Vet. Hek. M. Arda SEYİSOĞLU Vet. Hek. Öznur YAZICIOĞLU Vet. Hek. Patolog Dr. Hamdi GİRGİN Vet. Hek.Ayşen TOKAY Vet. Hekim. Semra ARAL Zir. Yük. Müh. Dr. M.Latif TÜREDİ Zir. Yük. Müh. Dr. Özer KOVAN Zir. Yük. Müh. Erdem ÖNER Zir. Yük. Müh. Erman KARAMAN Zir. Yük. Müh. Hüseyin ADALIĞ Zir. Yük. Müh. İbrahim BÜYÜKBEBECİ Zir. Yük. Müh. Naran SAREYYÜPOĞLU Zir. Yük. Müh. Sefa YELMEN Zir. Yük. Müh. Süleyman KELTEN Zir. Yük. Müh. Uluer AKIN Zir. Yük. Müh. Yıldız AKIN Zir. Yük. Müh.Ali Gazi BOĞA Zir. Yük.Müh. Dr. Ayşe UYSAL Zir. Yük.Müh. Dr. Bekir KADIOĞLU Zir. Yük.Müh. Kadir ÖZMELİOĞLU

23 views

Bıldırcın yetiştiriciliği

14 Eylül 2012 Yazan  
Kategori Bıldırcın yetiştiriciliği

Bıldırcın yetiştiriciliği:

20-25 santim uzunluğunda, kısa kuyruklu, vücudu gri-kahverengi çubuklu bir kuştur. Göğüs tüyleri düz pas renginde olanlar erkek, siyah benekli olanlar dişidir.

Bu küçücük hayvan, ekonomik bir kanatlıdır. Ağırlığı 120-150 gram gelir. İki aylık olunca yumurtlamaya başlar. Yumurtlamanın aydınlatma ile yakından ilgisi vardır. Yılda 200-250 yumurta verir. Yumurtaları 9-12 gram ağırlığındadır.

Bıldırcın 5-6 haftalık olunca kesim çağına gelir. Dişiler 120 grama, erkekler 150 grama ulaşırlar. Islah yoluyla bu ağırlıkların artırılması için bilim adamları çalışmalarını devam ettiriyorlar.

Bıldırcın eti de bıldırcın yumurtası da çok lezzetlidir. Protein ve mineral madde bakımından zengindir. Hastaların, çocukların ve yaşlıların beslenmesinde önemli bir gıdadır.

Son yıllarda bir çok yetiştiriciye iyi kazanç getiren bıldırcın lüks lokantalarda ve geliri iyi aile mutfaklarında fazlaca tüketiliyor.

Bıldırcın Üretimi

Üretim, kuluçka makinelerine döllü yumurta konarak yapılır. Ancak, döllü yumurta bulmak kolay değildir. Kuluçkalık yumurtaların döllülük oranının yüksek olması gerekir. Çiftleştirme kafeslerindeki her erkek bıldırcına çok az dişi düşmelidir (2 veya 3 tane). O zaman döllü yumurta oranı artmaktadır.

Damızlık bıldırcın alıp onların yumurtası ile işe başlanabilir. Ancak bu bıldırcınlar 2-3 haftalıktan daha yaşlı olmamalıdır.

Bıldırcının canlı nakli de zordur, bıldırcın yumurtası nakli de zordur. Çok zayiat verir.

Kuluçka makinesinin geliştirme bölümüne konan yumurtalar burada 15 gün kalır. Sonra çıkış bölümüne alınır.

Civciv çıkışı 17′ inci günde başlar ve bir iki gün içinde tamamlanır.

Yumurtaların kuluçkaya konuşu, daha önce anlattığımız tavukçuluktaki esaslara uygun olarak yapılır. Yumurtaların makine tarafından günde en az 4 kere çevrilmesi gerekir. Makine bıldırcın yumurtalarından civciv çıkaracak özelliklere sahip olmalıdır. Yani bıldırcın kuluçka makinesı biraz farklıdır.

 

 

Bakım ve Besleme

 

Civcivler

Civcivler ya çok katlı ana makinelerinde ya da yerde büyütülür. Sıcaklık başlangıçta 35-36 derece olmalı, her hafta 3 derece azaltılmalıdır. Ama asla 22 derecenin altına düşmemelidir. Ergin bıldırcınlar için en iyi çevre sıcaklığı 20-25 derecedir.

Tel ızgara tabanlı geniş kafeslerde de büyütme yapılabilir. Bıldırcınların büyütülmesinde büyütme kafesi kullanılır. Damızlıkları ise çiftleşme kafeslerinde barındırılır.

Bıldırcın yetiştiriciliğinde ilk günlerde bakım ve beslemeye özel önem verilmelidir. Küçücük bu yavrular itina isterler. İlk 15 gün içinde ölüm fazlaca olur. % 20-30 ölüm olabilir. Daha sonraki dönemde ölüm hemen hemen olmaz. Ancak zaman zaman uygun ilaç vermek sağlıklarını korur ve verimlerini artırır. Bıldırcınlarda salgın hastalık pek yoktur.

Hayvanlar birbirini gagalamasın diye gagaları kesilmelidir. Gagalamayı önlemek için ışık şiddeti azaltılır. Kuru yonca demetleri asılırsa, hayvanları meşgul edeceğinden gagalamayı önleyebilir.

Resim 1: Bıldırcın civcivleri

Damızlıklar

En gösterişli olanlar damızlığa ayrılır. Kuluçkaya 8 günde bir 1250 yumurta konulacak ise, 250-300 damızlığa ihtiyaç var demektir.

Damızlığa ayrılan dişilerin yumurtlamaya başladıktan sonraki 2-6. aylar arasında döllü yumurtalar kuluçkada kullanılır. Kuluçkaya konan yumurtalar kırık, çatlak, ezik, kirli, ufak ve standart dışı olmamasına dikkat edilmelidir. Kuluçkada civciv çıkış oranı % 60� dır.

Bıldırcın yetiştiriciliğinde kuşkusuz, erkek damızlıklar da gerekli. O da 2 veya 3 dişiye 1 erkek olarak hesaplanır.

Besleme

Yumurtadan çıkan yavrular 7-9 gram gelirler. Civcivlere 3′ üncü haftaya kadar yüzde 28 proteinli yemler verilir, 4-6. haftada ise yüzde 20-24 proteine düşürülür.

Yumurtlayanlara yüzde 17 proteinli, damızlık olanlara da yüzde 23 proteinli yemler verilir. Enerji ihtiyaçları ise 2800-3000 kalori arasında değişir. Bıldırcınlar günde 25-30 gram yem tüketirler. Bir bıldırcın, 6′ıncı haftadaki kesime kadar 700�900 gram yem tüketir.

Yem fabrikaları bıldırcın yemi yapabilir. Yoksa, hindi palazı yemi veya civciv yemleri de kullanılabilir.

Bıldırcın yetiştiriciliğinde de kümeslerin, kafeslerin ve ekipmanların temizliği ve dezenfeksiyonu çok önem taşır.

 

 

kaynak

Doç. Dr. Gürsel DELLAL
Uzm. Vet. Hek. Hasan ZEYBEK
Uzm. Vet. Hek. M. Rıfat COŞKUNER
Uzm. Vet. Hek. Ragıp BAYRAKTAR
Uzm. Vet. Hek.Aysel ÖZSOY
Vet. Hek. Aydın GÜRDAL
Vet. Hek. Ayten AKMAN
Vet. Hek. Emine AKSOY
Vet. Hek. Fatma KOÇ
Vet. Hek. Fatma KOÇ
Vet. Hek. Hekim Fahri ŞEN
Vet. Hek. M. Arda SEYİSOĞLU
Vet. Hek. Öznur YAZICIOĞLU
Vet. Hek. Patolog Dr. Hamdi GİRGİN
Vet. Hek.Ayşen TOKAY
Vet. Hekim. Semra ARAL
Zir. Yük. Müh. Dr. M.Latif TÜREDİ
Zir. Yük. Müh. Dr. Özer KOVAN
Zir. Yük. Müh. Erdem ÖNER
Zir. Yük. Müh. Erman KARAMAN
Zir. Yük. Müh. Hüseyin ADALIĞ
Zir. Yük. Müh. İbrahim BÜYÜKBEBECİ
Zir. Yük. Müh. Naran SAREYYÜPOĞLU
Zir. Yük. Müh. Sefa YELMEN
Zir. Yük. Müh. Süleyman KELTEN
Zir. Yük. Müh. Uluer AKIN
Zir. Yük. Müh. Yıldız AKIN
Zir. Yük. Müh.Ali Gazi BOĞA
Zir. Yük.Müh. Dr. Ayşe UYSAL
Zir. Yük.Müh. Dr. Bekir KADIOĞLU
Zir. Yük.Müh. Kadir ÖZMELİOĞLU

bıldırcın,Bıldırcın yetiştiriciliği,kanatlı,hayvancılık,hayvancılık ve tarım,tarım,ziraat,tarım ziraat

 

41 views

Sonraki Yazilar »

     
           

|

 

5846 sayili kanun geregi icerigin izinsiz kullanilmasi suctur.Kaynak Gostererek kullanabilirsiniz.. Sitemizde Yapilan Yorumlar Aciklama Niteligindedir. 

          Sahin Tarim.com 2012 Karaman-Turkey (SAHIN TARIM VE HAYVANCILIK)

                                           Copyright � 2005*2011 | WEBMASTER | | Sahin Tarim Turkiye | Sahin Tarim.com